Son Dakika
İçme suyu ve kanalizasyon inşaatı yaptırılacaktırBina onarım işi yaptırılacaktır2 grup patoloji laboratuvarı puan karşılığı hizmet alımı yapılacaktır“HDP milletvekilini kim davet etti?”Minibüsçü Ömür Coşkun'dan Helvacıoğlu'na davet: "Borçların nasıl ödeneceği konusunda açıklama yapmasını rica ediyoruz"KE-HAYKO Başkanı Cebeci, sıcaklıkların artmasıyla çağrıda bulunduGözeri: “Bamyada verim iyi, fiyat kötü”Esnaf bulaşığını satın aldığı suyla yıkarken itfaiyenin yıkama çalışması büyük tepki çektiBelediyeden su kesintisiyle ilgili "Hummalı bir çalışma yürüttük" açıklaması yapıldı15 kamyon çöp çıktı!
Darcan: "Topraklarımızı sürdürülebilir bir şekilde kullanarak gelecek nesillere, temiz ve verimli olarak bırakmak görevimizdir"

Darcan: "Topraklarımızı sürdürülebilir bir şekilde kullanarak gelecek nesillere, temiz ve verimli olarak bırakmak görevimizdir"

TZOB (Türkiye Ziraat Odaları Birliği) Yönetim Kurulu Üyesi ve İpsala Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Darcan, Çölleşmenin, iklim değişikliği ve insan faaliyetleri gibi çeşitli faktörlerden kaynaklanan arazi tahribatı olduğunun altını çizerek, bu konuda işbirliği gerektiğini söyledi.

Darcan, 17 Haziran Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü ile ilgili yaptığı açıklamada, çölleşmenin iklim değişikliği ve insan faaliyetleri gibi çeşitli faktörlerden kaynaklanan arazi tahribatı olduğunu ifade ederek, "Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi verilerine göre dünya üzerinde bulunan kurak alanların yaklaşık yüzde 70’i tahribata uğramıştır. Çölleşme veya arazi tahribatı nedeniyle her yıl yaklaşık 24 milyar ton üst toprak tabakası kaybolmaktadır. Bu durum, yaklaşık 1,2 milyar insanı doğrudan etkilemekte ve 135 milyon insan ciddi risk altına girmektedir. Yaklaşık 10 milyon kadar insan çölleşme veya arazi tahribatı nedeniyle yaşadıkları bölgeleri terk ederek göç etmek durumunda kalmıştır. Türkiye’nin de içerisinde bulunduğu Akdeniz Bölgesi’nde ise tropik ve subtropik bozkır ekosistemleri önemli ölçüde risk altındadır. Dünya üzerindeki toprakları genişletmek ya da su kaynaklarını artırmak mümkün olmadığına göre bize düşen görev, bu kaynakları kirletmeden, yok etmeden, verimli ve sürdürülebilir bir şekilde kullanarak gelecek nesillere, temiz ve verimli olarak bırakmaktır." dedi.

"Ekolojik olarak hassas olan alanlarımızda bitki örtüsünün tahribiyle tabii dengenin bozulması, toprak ve ana materyalin aşınmasına yol açmaktadır"

Türkiye'de coğrafi konum, iklim, topografya ve toprak şartları göz önüne alındığında ülkenin arazi tahribatına ve kuraklığa karşı hassasiyetinin arttığını kaydeden Hüseyin Darcan, "Bu durum çölleşme ve kuraklıktan en fazla etkilenen ülkeler arasında yer almamıza sebep olmaktadır. Ülkemizdeki çölleşmenin başlıca sebepleri toprak erozyonu, hatalı tarım uygulamaları ve arazi kullanımı, hatalı sulama teknikleri sonucu tuzlanma, bitkilerin yetişmesini engelleyen tuzlu, jipsli ve aşırı alkali reaksiyon gösteren ana materyaller, ormansızlaşma, aşırı otlatma ve üst toprağın kirlenmesi olarak bilinmektedir. Ayrıca her geçen gün artan nüfus doğal kaynaklara talebi artırmakta ve çölleşmeye neden olmaktadır. Ekolojik olarak hassas olan alanlarımızda bitki örtüsünün tahribiyle tabii dengenin bozulması, toprak ve ana materyalin aşınmasına yol açmaktadır. Bu durum Türkiye’nin bütün bölgelerinde, arazi bozulumu dolayısıyla çölleşmeye yol açmaktadır. Türkiye topraklarının toplam alanının yüzde 46’sı yüzde 40’tan fazla eğime, yüzde 62,5’ten fazlası da yüzde 15’in üzerinde eğime sahiptir. İklimi, topografyası, toprak özellikleri ve sosyo-ekonomik şartlarına paralel olarak da orman, mera ve tarım alanlarında ciddi bir erozyon sorunu yaşanmaktadır. Arazi kullanımının büyük bölümünü oluşturan tarım arazilerinin yüzde 59’u, meraların yüzde 64’ü, orman arazilerinin yüzde 54’ü çeşitli şiddette erozyona maruz kalmaktadır. Ülkemizde meydana gelen toprak kayıplarında; yüzde 14,26 yağış, yüzde 3,36 toprak, yüzde 47,55 topografya ve yüzde 34,82 bitki örtüsü etkili olmaktadır. Arazi kullanımı açısından değerlendirdiğimizde ise ülkemizde yer değiştiren toprağın yüzde 38,71’i tarım, yüzde 4,17’si orman ve yüzde 53,66’sı da meralarda meydana gelmektedir. Türkiye orman varlığı 22 milyon 740 bin 297 hektar ile ülke yüzölçümünün yüzde 29’udur. Bu alan içerisinde normal kapalı orman alanı 13 milyon 83 bin 510 hektar ile toplam ormanlık alanının yüzde 58’ini, boşluklu kapalı orman alanı ise 9 milyon 659 bin 787 hektar ile toplam ormanlık alanın yüzde 42’sini oluşturmaktadır. Son yıllarda orman alanlarımızda artış olsa da küresel ısınmanın ve iklim değişikliğinin tahribatı göz önüne alındığında bu alanları daha da artırmak gerekiyor." diye konuştu.

"Kuraklığın kısa vadeli etkisi kullanılabilir su miktarının azalmasıdır"

Ormanların su rejimini düzenleme, toprak koruma ve atmosferik kirliliği önleme gibi yaşamsal işlevlerinin yanında, biyolojik çeşitliliğin korunmasındaki yeri ve rolünün son derece önemli olduğunu kaydeden Darcan, şunları söyledi; "Yakın zamana kadar ağırlıklı olarak odun üretim kaynağı olarak görülen ormanlar, son yıllarda Dünya’da ve Türkiye’de iklim değişikliğindeki rolü ve sağladıkları ekosistem hizmetlerinin önemi ile gündeme gelmektedir. Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi’ne göre kuraklık, yağışların kaydedilen normal düzeylerinin altına düşmesi sonucu arazi ve kaynak üretim sistemlerini olumsuz etkileyen ve ciddi hidrolojik dengesizliklere yol açan tabii olay olarak tanımlanmıştır. Kuraklığın kısa vadeli etkisi kullanılabilir su miktarının azalmasıdır. Su talebinin artmasıyla, su miktarındaki azalma insanlar ve ekolojik sistemler için susuzluk baskısına neden olmaktadır. Uzun vadede ise yeraltı su kaynaklarının, aşırı tüketimi karşılayamayacak duruma gelmesiyle ve yeni kuraklık dönemlerinin de etkisiyle durumun daha da kötüye gitmesine ve su kıtlığının ortaya çıkmasına neden olacaktır. Kuraklığın da içinde olduğu hidro-meteorolojik afetler özellikle son yıllarda giderek artan bir şiddetle meydana gelmektedir. Jeolojik ya da jeofiziksel afetlerin oluşum sayısında gerçekte önemli bir değişiklik olmazken küresel iklim değişikliği ile ilişkili olarak meteorolojik, iklimsel ve hidrolojik afet sayılarında önemli artışlar olmuştur. Dünyamız ve insanlığın geleceği çölleşme ve kuraklık yüzünden tehlike altındadır. İklim koşulları, yer şekilleri, toprak özellikleri, bitki örtüsü ve insan etkileşimi gibi nedenler ülkemizi çölleşmeye fazla duyarlı bir ülke durumuna düşürmektedir. Bu nedenle ülkemizde çölleşme ile mücadele ve kuraklığın etkilerini azaltmada acil tedbirlerin alınması gerekir. Ormancılık faaliyetlerinin planlanmasında ve uygulanmasında erozyon riski dikkate alınarak toprağı koruyucu tedbirler uygulanmalı, ormancılık dışı faaliyetlere tahsis edilen alanlarda erozyon ve toprağın korunması için etkin bir denetim yapılmalıdır. Tarım arazilerinde toplulaştırma çalışmaları yapılırken, rüzgâr erozyonu görülen alanlarda, rüzgâr perdesi, yeşil kuşak ve rekreasyon maksatlı ağaçlandırma alanları planlanmalıdır. Toprakların çoraklaşmasını ve verimliliğin azalmasını önlemek maksadıyla atık sular ve tarımdan dönen drenaj suları, uygun arıtım sağlanmadan tarımda kullanılmamalıdır. Gübre ve pestisit kullanımlarının mutlak surette toprak ve bitki analiz sonuçlarına dayandırılması için gerekli önlemler alınmalıdır."

Haber: İlker GÜREL

YORUM YAZ
Son Eklenenler

İçme suyu ve kanalizasyon inşaatı yaptırılacaktır

Manisa Su Ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (MASKİ) Manisa İli Turgutlu ve Salihli İlçeleri Muhtelif Mahallelerinde İçme Suyu ve Kanalizasyon İnşaatı Yapım İşi” yapım işi için ihale yapacak.

Basın İlan Kurumu İlan Portalı ilan.gov.tr internet sitesinde yayınlanan ilana göre; 45 Kalem Manisa İli Turgutlu ve Salihli İlçeleri Muhtelif Mahallelerinde İçme Suyu ve Kanalizasyon İnşaatı Yapım İşi gerçekleştirilecek.

İhale; 24 Ağustos 2021  Salı günü, saat 10:30’da, Yarhasanlar Mah. 2319 Sokak (Fabrika Sokak) 12/C/1 K:16 MASKİ Hizmet Binası-Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı- Toplantı Salonu- Şehzadeler / MANİSA adresinde gerçekleştirilecek.

İlanın detayları için ise internet adresi şöyle; https://www.ilan.gov.tr/ilan/827254/ihale-duyurulari/yapim-isi-ve-insaat-ihaleleri/icme-suyu-ve-kanalizasyon-insaati-yaptirilacaktir

Bina onarım işi yaptırılacaktır

Balıkesir Gençlik Ve Spor İl Müdürlüğü Burhaniye Muhyiddin-İ Rumi Öğrenci Yurdu bakım onarımı yapım işi için ihale düzenleyecek.

Basın İlan Kurumu İlan Portalı ilan.gov.tr internet sitesinde yayınlanan ilana göre; 1 Adet Burhaniye Muhyiddin-İ Rumi Öğrenci Yurdu Bakım Onarımı yapılacak.

İhale; 16 ağustos 2021 Cuma günü, saat 11:00’de, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Bahçelievler Mahallesi Menekşe Sokak No : 1 Kurtdereli Spor Salonu Toplantı Salonu Altıeylül / BALIKESİR adresinde gerçekleştirilecek.

İlanın detayları için ise internet adresi şöyle; https://www.ilan.gov.tr/ilan/827639/ihale-duyurulari/yapim-isi-ve-insaat-ihaleleri/bina-onarim-isi-yaptirilacaktir

2 grup patoloji laboratuvarı puan karşılığı hizmet alımı yapılacaktır

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Araştırma Ve Uygulama Hastanesi  2 Grup Patoloji Laboratuvarı Puan Karşılığı Hizmet Alımı hizmet alımı işi için ihale  düzenleyecek.

Basın İlan Kurumu İlan Portalı ilan.gov.tr internet sitesinde yayınlanan ilana göre; 2 GRUP PATOLOJİ LABORATUVARI PUAN KARŞILIĞI HİZMET ALIMI gerçekleştirilecek.

İhale; 23 Ağustos 2021 Pazartesi günü, saat 11:00’de Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Sağlık Uygulama Ve Araştırma Hastanesi Toplantı Salonu’nda  yapılacak.

İlanın detayları için ise internet adresi şöyle; https://www.ilan.gov.tr/ilan/827452/ihale-duyurulari/hizmet-alim-ihaleleri/2-grup-patoloji-laboratuvari-puan-karsiligi-hizmet-alimi-yapilacaktir

“HDP milletvekilini kim davet etti?”

AK Parti Keşan İlçe Başkanı Gürcan Kılınç, 10 Temmuz’da düzenlenen “Saros’a Adalet, Saros’uma Dokunma Mitingi”ne HDP milletvekilinin katılması ve Keşan Kent Konseyi Yürütme Kurulu’nun 28 Temmuz 2021 tarihinde yayımlanan “Saros hepimizin” başlıklı açıklamasıyla ilgili eleştirilerde bulundu.

“Efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik”

Tüm dünyanın etkilendiği coronavirüs salgını ile 1,5 yılı aşkındır mücadele edildiğini belirten Kılınç, “Birçok gelişmiş ülkeler bile çok ciddi bocalarken, çaresiz kalırken bizler gıda ve kamu güvenliğine kadar her alanda ülkemiz bu sıkıntılı süreci başarıyla yürüttü. Devletimiz tüm imkanlarını seferber etti. Salgın dönemi aynı zamanda kendi iktidarını ülkenin ve milletin felaketinde arayan zihniyetin gerçek yüzünü de görmemizi sağladı. Hatırlarsanız şehir hastanelerini yaparken birileri çıkıp, ‘ülkede bu kadar hastaneye ne ihtiyaç var?’ dediler. Ama güçlü devletimiz vatandaşımızın sağlığını düşünerek yoluna devam etti. Yüksek kapasiteli ve donanımlı hastanelerimiz olmasaydı salgının zirve yaptığı dönemleri biz nasıl atlatacaktık? Aynı kafa da inşa ettiğimiz bölünmüş yollardan hızlı demiryolu hatlarına, havalimanlarından köprülere, barajlardan millet bahçelerine kadar her projeyi engellemek için ellerinden geleni yapmaya, çamur atmaya devam ettiler, etsinler. Biz milletimize, vatandaşımıza, kardeşlerimize, efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik. Yine Bölgemizde aynı senaryolar var. Gelişmek, değişmek, Keşan’ımıza bir şeyler kazandırmamak için elinden geleni yapmaya çalışanlar var. FSRU Yüzen Sıvılaştırılmış Doğal Gaz Depolama ve Gazlaştırma Ünitesidir.” dedi.

“FSRU gemilerinden sadece doğal gaz transferi yapılacak”

Gürcan Kılınç sözlerini şöyle sürdürdü: “Bölgemizde Saros Körfezinin İç Kuzey Doğu Konumunda Sazlıdere mevkiinde, denizde FSRU gemilerinin bağlanabileceği iskele yapısı, römorkör, palamar ve pilot botlarının yanaşacağı mendirek, iskelenin kıyıya bağlantı noktasında yer alacak kontrol binası yapılacaktır. Proje ile ilgili ilk ÇED raporu olumlu kararı 19/04/2019 tarihinde alınmıştır. Bahse konu ÇED olumlu kararı, Edirne İdare Mahkemesi tarafından 26/02/2020 tarihinde iptal edilmiştir. Söz konusu iptal kararında işaret edilen hususlara ilişkin ÇED olumlu kararı 25/06/2020 tarihinde alınmıştır. Bununla birlikte, Edirne İdare Mahkemesinin verdiği iptal kararı Danıştay tarafından bozulmuştur. Ayrıca 12/11/2019 tarihinde imar planı onaylanmıştır. ÇED Olumlu kararı ve İmar Planı İzni  dahil bütün yasal izinler alındı, çalışmalara bu hususlarda başlandı. Saros hepimizin. Bizlerde Keşan’da yaşıyoruz, bizde Keşan evladıyız ve Keşan’ımızdaki vatandaşımızın sağlığını ,refah içinde yaşamasını istiyoruz. Saros FSRU Projesi bölgemizde doğal gaz iletim sistemine önemli bir destek, yeni bir giriş noktası olacaktır. Çalışmalar 2016 yılından beri çevreye duyarlı şekilde bilimsel ve teknik yaklaşımlarla ilerlemektedir. Liman-iskele çıkış yapıp sisteme bağlı 17 kilometrelik kara boru hattı inşa edilecektir. Proje sahası, Edirne Tarım ve Orman İl müdürlüğü teknik personeli tarafından sahada parsel bazında incelendi. 5403 Sayılı Toprak koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında hazırlanan Toprak Koruma Projesi, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından onaylanmıştır. Depolama alanı yok. Tesisin işletme aşamasında iskeleye yanaşacak FSRU gemilerinden sadece doğal gaz transferi yapılacaktır. İskele petrol ve beyaz ürün transferinde kullanılmayacaktır.”

“Siz siyaset yapmaya çalışın,

biz de hizmet etmeye devam edelim”

Açıklamasına, “Sıkıntı olması durumunda Saros Körfezimiz sibop görevi görmesi için düşünülen bir projemizdir.” diyerek, devam eden Kılınç, şunları söyledi: “Marmara Bölgesi Sanayi ve doğal gazın kullanımı yoğun olan bir bölge olup; olası bir depremde, Çanakkale ve İstanbul boğazlarını da kullanamasak o zaman Saros’ta Marmara Bölgesi olmak üzere ülkemizin güvenliğine önemli bir katkı sağlayacaktır. BOTAŞ doğaya ve doğada yaşayan canlılara önem veren bir kuruluştur. 81 ilde 550 ilçede projesi var. Yeşil dünya ödüllerinde 3 aynı dalda 4 ödül almıştır. Siz hala siyaset yapmaya çalışın, biz de hizmet etmeye devam edelim.”

“HDP milletvekilini kim davet etmiştir?”

Gürcan Kılınç sözlerini şöyle tamamladı: “Bizim derdimiz halkımızın nereye gittiği, nereye geldiği değil. Vatanını, milletini ve bayrağını seven herkes bizim kardeşimizdir. Ama Kandil-PKK terör örgütü ile arasına mesafe koyamayan HDP 40 yıldır evlatlarımızın gözünün yaşına bakmadan canlarına kıymaları ve Türkiye Cumhuriyetini bölme, parçalama çabalarını görmezden gelip, Millet İttifakının,  HDP ile kol kola yürümelerini içimize sindiremiyoruz. Şehitlerimize, şehit ailelerimize bu dünyada ne de ahirette bile hesabını veremezsiniz. HDP ile yürümek nedir? HDP milletvekilini kim davet etmiştir? Sizler Kent Konseyi; görevleriniz arasında olmayan siyasetin arka bahçesi olmaktan vazgeçin. Kürt kardeşlerimizi sömüren terör örgütü PKK ve siyasi uzantısı HDP, bu topraklarda bir kısım muhalefetten ve STK’lardan nasıl yüz buluyor, anlamak mümkün değil. Senelerce ülkemizin doğu ve güneydoğusuna hizmet gitmesinin önünde engel olan kalleş terör örgütü bölgemizdeki hizmetlere de engel olmaya çalışması bizleri üzmektedir. Engel olamayacaksınız. Bizler hizmet etmeye devam edeceğiz. Biz karanlığı aydınlığa ulaştırmaya geldik. Sizler sadece izlemeye devam edin.”  

(Haber: Deniz ÇİL)

 

 

 

Minibüsçü Ömür Coşkun'dan Helvacıoğlu'na davet: "Borçların nasıl ödeneceği konusunda açıklama yapmasını rica ediyoruz"

S.S. 25 No'lu Keşan Şehiriçi Minibüsçüler Kooperatifi Üyesi Ömür Coşkun, Keşan Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu'nu yarın gerçekleştirecekleri kooperatif genel kuruluna katılıp borçları nasıl ödeyecekleri konusunda açıklama yapmasını beklediğini söyledi. 

Coşkun, 31 Temmuz 2021 tarihinde S.S. 25 No'lu Keşan Şehiriçi Minibüsçüler Kooperatifi'nin genel kurulunu yapacaklarını bildirdi. Belkoop mevkiindeki kooperatif binasında gerçekleştirilecek olan genel kurula, Keşan Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu'nu davet eden Ömür Coşkun, "Toplu taşıma camiasının bir üyesi olarak pandemi sürecinde çektiğimiz sıkıntılara ilaveten belediye başkanımız geçtiğimiz yıl belediye meclisinden karar çıkartarak 3 ay içinde araçları değiştirterek bizi esnaf olarak ciddi borç yükü altına sokmuştur. Üyelerin 7 milyon civarında borç kullandığını biliyoruz. Bunlardan birisi de benim. Pandemi sürecine rağmen belediyenin bizi araç değişimine zorlaması sebebiyle belediye başkanımızın bu borçların nasıl ödeneceği konusunda açıklama yapmasını rica ediyoruz. Kendisini genel kurulumuza bekliyoruz. Her konuda bir ilki gerçekleştirmekten bahseden başkanımız bu hastalık sürecinde de bizi borç yüküne sokarak bir ilki gerçekleştirmiştir. Esnaf olarak zor durumdayız. Bu borçların nasıl ödeneceği konusunda fikirlerini bekliyoruz. Buyursun gelsin. Bize araçları değiştirtti, bir takım cezalar yazıldı. Keşan kamuoyu biliyor. İzzetiye ve Paşayiğit’in mahalle olması dolayısıyla girecek araçlarla ilgili de sıkıntılar da var. Bu konuda bütün araçları kooperatifimize dahil etmek istiyorlar. Önceki belediye başkanı döneminde hazırlanan raporu kabul etmeyip yeni bir rapor düzenledi." dedi.

Haber: İlker GÜREL

 

Tüm Kategoriler

Gündem

Siyaset

Tarım

Bölgesel

Dünya

Ekonomi

Resmi İlan

Spor

Teknoloji

Sponsorlar