Son Dakika
Beton parke taş, bordür ve oluk döşeme işleri yaptırılacak (Burhaniye)Kafeterya kiraya verilecekİstifleme hizmeti alınacak (Kırklareli)Nuran Uslu ve Salim Değişçi, CHP'li Seyit Torun'un açıklamalarına sert çıktı: "Gidecekler; Ankara’dan, İstanbul’dan, Mersin’den, tıpkı Keşan’dan gittikleri gibi..."Temel Makine Dikiş Kursu’nu tamamlayan 24 kursiyere sertifikaları verildiSanayi Tipi Dikiş Kursu’nun ikincisi 60 kursiyerin katılımı ile başladıAksal, 2022 yılı yatırım programını değerlendirdiİpsala Belediye Başkanı Ünsal, Meral Akşener ile bir araya geldiOkulun hoparlörlerini çaldılarERÇED Başkanı Şükrü Akıllı: "Çevre ve yaşamsal mağduriyetlerimizin çözümünde bireysel arayışlarla başarıya ulaşılamadığını gördük"
Erkin, gübre ve ilaç kullanımı hakkında bilgilendirmede bulundu

Erkin, gübre ve ilaç kullanımı hakkında bilgilendirmede bulundu

DSİ (Devlet Su İşleri) Emekli Bölge Müdür Yardımcısı ve Enerji Yöneticisi Yüksek Mühendisi Hüseyin Erkin yaptığı açıklamada; gübre ve ilaç kullanımı hakkında bilgilendirmede bulundu.

“Gelişmiş ülkeler önlemler almaya başlamış”

Altmış yıldır bir çok ülkede Türkiye’de dahil daha fazla ürün alabilmek için endüstriyel sistemin tüm çiftçilere önerdiği şeyin kimyasal gübre kullanmak olduğunu belirten Erkin, “Gelişmiş ülkeler gübre ve ilaç kullanımının zararlarını daha erken keşfederek bazı önlemler almaya başlamış olmalarına rağmen bizde maalesef henüz bir disiplin oluşamamıştır. Gübre ve kimyasal ilaç kullanımının toprak yapısını nasıl etkilediğini kısaca basit olarak izah edelim. Ne de olsa gübre zehir değil. Onun için çiftçiler kendilerince etik değerlerine uyarlar, içleri rahattır. Gidip bir çuval gübre alınır. Bunun adı tüm dünyada NPK gübresidir, genellikle 3 adet ana element, bazen de birkaç iz element içerir. Ana elementler N(azot), P(Fosfor), K(potasyum). Azot uçucu bir gazdır, yerinde durmaz, havaya karışır. Ama aldığımız gözenekli naylon çuvalın içinde nasıl gaz olabilir? Potasyum suya temas edince yanıcıdır,

fosfor havayla temas edince yanıcıdır. Ama çuvalın içinde hep birlikte, öylece dururlar. Çünkü azot, fosfor ve potasyum kararlı olarak bekleyebilsinler diye, tuz kristalleri ile karıştırılmış olarak üretilirler. Tuz kristalleri olarak genellikle tuz bileşikleri kullanılır. Örneğin Cadmium tuzu. Tuz kristallerine bindirilen N, P, K bir arada dengeli ve katı halde tutulur. Bu kristaller suda çözülebilir yapıdadır, bu sebeple, toprağa atılan gübre sulanıncaya kadar toprakta kuru halde durur, bir etkinlik göstermez.

Tuz bileşikleri, sulama veya yağmur ile suda çözünür ve toprak altına inip köklere ulaşır. Fakat bitkinin kılcal kökleri tarafından alınamaz, çünkü köklerin alabileceği mineral yapısında değildir. Bu sebeple kazık kökler tarafından alınır.” dedi.

“Toprağa işleyen mantar ilacı, topraktaki

kalan diğer organik canlılığı öldürür”

Hüseyin Erkin sözlerini şöyle sürdürdü: “Kazık kökler yapıları gereğince hidrolik pompa gibi çalışırlar. Kökler; suyun içinde çok tuz var demez, gelen suyu emer. Böylece gübreli ve bol tuzlu suyu içmesi için bitkiyi zorlamış oluruz. Ama neyse ki, zehir değil diye çiftinin içi rahattır. Çünkü sadece gübre verdik! İşte burada dananın kuyruğu kopar! Bitki, köklerinden emdiği tuzlu suyu dengelemek için daha fazla su emer. Biz nasıl tuzlu yediğimiz zaman susarız, aynen öyle. Bol su alması, görünüşte bitkiyi hızlı bir büyümeye teşvik eder, çiftçi de sevinir. Yapraklar canlanır, parlar, irileşir. Bitki, gübre sayesinde aşırı şişer. Bu aşamada kök işlevleri yavaşlar, daha fazla su çekmemek için. Topraktaki iz elementleri (eğer varsa) alamaz. Aşırı şişen ve sudan dolayı canlı görünen aynı cins bitkiler, etraftaki tüm böceklerin ilgisi çeker ki, bu da monokültürün diğer bir olumsuz sonucudur. Ördeklerin sulu yer araması ve suyu bulunca oraya koşmaları gibi, birçok böcek, er veya geç, bitkilerdeki suyu fark eder ve su kaynağından faydalanmak için bitkiye hücum eder. Böceklerin niyeti bitkiye zarar vermek değildir. Onlar bitkideki suya ulaşmak isterler. Bir de bakarsınız ki, bitkileriniz böcekler tarafından istila edilmiştir. O kadar yatırım ve harcama yapıldı, bitkiler böceklere teslim edilecek değil ya, (etikten birazcık uzaklaşmak o kadar da ayıp değil diye:), böcek ilacı püskürtülür. İlaç sadece bitki üzerindeki böcekleri öldürmez, yerçekimi ile toprağa işler. Karıncalar, solucanlar ve diğerleri ölmeye başlar. Sonra sırayla toprak yapısını düzenleyen ve aralarında simbiyotik ilişkiler olan mikroorganizmalar yok olur. Halbuki tüm bu canlılar toprakta hava delikleri açan, birbirlerine gıda zincirleri ile bağlı yaşam formlarıdır. Toprağı canlı yapan bunlardır. Toprak altındaki canlılığın öldüğünü çiftçi hemen fark etmez. Çünkü bitkiler hala sağlıklı görünüyordur, ama topraktaki minik yardımcılarımız ölüp gitmiştir. Bir süre sonra yağmurlar başlar. Veya siz sulama yaparsınız. Suyla şişmiş bitkileriniz artık mantara çok hassas hale gelmiştir. Siz bu zamana kadar sentetik gübreye ve böcek ilacına çok harcama yaptığınız için mantar yüzünden ürününüzden olmak istemezsiniz değil mi? Hemen mantar ilacına başvurursunuz. Birkaç yıl bu döngüde ilaçlama yapılan toprakta, er veya geç, zamanla tüm mikrobiyolojik canlılık ölür. Toprağa işleyen mantar ilacı, topraktaki kalan diğer organik canlılığı da öldürür.”

“Gübre-ilaç kullanımı disiplin altına alınmaz ise ülke tarımı

ve yurttaşlarımızın sağlığı bu uygulamadan zarar görecektir”

Sağlıklı toprağın her metrekaresinde birkaç kilometre mantar ağı bulunduğunu ifade eden Erkin sözlerini şöyle tamamladı: “Bunlar, köklerin ulaşamadığı mesafelerden bitki köklerine besin getirmekten de sorumludur. Bitkiye besin getirerek karşılığında karbonhidrat (=şeker) alırlar. Topraktaki canlılığın ölmesi, bu alışverişi durdurur, böylece bitkiye besin taşıyan mantar kalmaz. Ayrıca, canlılığın yok olması, toprağın hava deliklerinin kapanmasına, toprakta su tutma kapasitesinin düşmesine ve sonunda toprağın sıkışmasına sebep olur. Toprakta gözenek azalınca, bitkiye verilen su veya yağmur suyu toprağa işlemez ve yüzeyden akar. Toprağımızı erozyonla kaybetmeye başlarız. Toprak bu durumda, bizden ümidi kesip, kendi doğal çözümünü devreye sokar. Hepimizin nefret ettiği, ‘yabani ot’ diye küçümsediğimiz bitkileri çıkarır ve bu bitkilerin kökleriyle, sıkışan toprağı gevşetmeye, toprağı yeniden canlandırmaya çalışır. Aslında insana verdiği mesaj şudur: ‘İçimdeki canlılığı öldürdün, ben yeniden otlar çıkararak, onların kökleri sayesinde toprağı gevşetmeye, hava ve su delikleri yaratmaya çalışıyorum.’ Ama, insan bunu anlayamaz ve yabani otlar için ot ilacı kullanır. Toprak iyice zehirlenir. Nasıl başladıydı? İyi niyetle, para kazanmak için monokültür tarım yapacaktık. Bir torba sentetik gübre aldık, işe koyulduk. Temel yanlışlar: Toprağı değil, bitkiyi beslemeye çalışmak, ilaç ve zehirle topraktaki mikrobiyolojiyi öldürmek, yani toprağı öldürmek. Bu yanlış devam edildiği sürece, kısırdöngüden kurtulunmaz. Maliyeti yüksek, kalıntısı çok, lezzetsiz, sağlıksız ürünler yetiştirilir, her geçen sene toprak daha da öldürülür. Her geçen sene, daha fazla gübre, daha fazla böcek ve ot ilacı kullanmak zorunda kalınır. Maliyet gitgide artar, bu sürdürülebilir bir durum olmadığı için, sonunda tarla satılır, büyük şehre göçülür ve kapıcı olunur ya da fabrikada işçi. Gerekli tedbirler alınmaz ve gübre-ilaç kullanımı disiplin altına alınmaz ise ülke tarımı ve yurttaşlarımızın sağlığı bu uygulamadan zarar görecektir.”

(Haber: Nilüfer ÇELİK)

YORUM YAZ
Son Eklenenler

Beton parke taş, bordür ve oluk döşeme işleri yaptırılacak (Burhaniye)

Burhaniye Belediyesi Kırsal Mahallelerde Malzemeli Beton Parke Taş, Bordür ve Oluk Döşenmesi işi yapım işi için ihale düzenleyecek.

Basın İlan Kurumu İlan Portalı ilan.gov.tr internet sitesinde yayınlanan ilana göre, 30.000 m² 8cm Yüksekliğinde Parketaş, 1.000 mt Beton Bordür, 1.000 mt Beton Oluk Yapım İşi yaptırılacak.

İhaleye son teklif verme tarih ve saati; 4 Şubat 2022, saat 11.00, e-tekliflerin açılacağı adres ise; Burhaniye Belediye Başkanlığı olarak açıklandı.

İlanın detayları için ise internet adresi şöyle; https://www.ilan.gov.tr/ilan/919210/ihale-duyurulari/yapim-isi-ve-insaat-ihaleleri/beton-parke-tas-bordur-veoluk-doseme-isleri-yaptirilacaktir

Kafeterya kiraya verilecek

Lüleburgaz Belediye Başkanlığı park içinde bulunan kafeteryayı kiraya vermek üzere ihale düzenlenecek.

Basın İlan Kurumu İlan Portalı ilan.gov.tr internet sitesinde yayınlanan ilana göre, Lüleburgaz Belediyesine ait Yılmaz Mahallesi (UAVT:3127347254)‘de yer alan kapalı alanı 194,48 metrekare açık alanı 1380,48 metrekare olan Zübeyde Hanım Parkı Kafeterya alanının 3 yıl süre kiralanması yapılacak.

İhale; 28 Ocak 2022 günü, saat 17.30’da, Lüleburgaz Belediyesi Encümen Salonu’nda gerçekleştirilecek.

İlanın detayları için ise internet adresi şöyle; https://www.ilan.gov.tr/ilan/918215/ihale-duyurulari/kullanim-hakki-ve-isletme-haklarinin-kiraya-verilmesi/kirklareli-luleburgazda-park-icinde-bulunan-kafeterya-kiraya-verilecektir

İstifleme hizmeti alınacak (Kırklareli)

Kırklareli Orman İşletme Müdürlüğü istifleme hizmeti için ihale düzenleyecek.

Basın İlan Kurumu İlan Portalı ilan.gov.tr internet sitesinde yayınlanan ilana göre, Gümüşalan Deposunda 13,000 m3 + 100 m3 emval, 200 ster odun Kurudere Deposunda 4,400 m3 + 200 m3 emval, 200 ster odun Kofçaz Deposunda 2,800 m3 + 100 m3 emval, 200 ster odun Orman Emvalinin İstif İşi Hizmet Alımı İşi yapılacak.

İhale; 4 Şubat 2022 günü, saat 10.30’da e-tekliflerin açılacağı adres ise Kırklareli Orman İşletme Müdürlüğü 1. Kat Toplantı Salonu olarak açıklandı.

İlanın detayları için ise internet adresi şöyle; https://www.ilan.gov.tr/ilan/919080/ihale-duyurulari/hizmet-alim-ihaleleri/istifleme-hizmeti-alinacaktir

Nuran Uslu ve Salim Değişçi, CHP'li Seyit Torun'un açıklamalarına sert çıktı: "Gidecekler; Ankara’dan, İstanbul’dan, Mersin’den, tıpkı Keşan’dan gittikleri gibi..."

Beyendik Belediyesi'nin önceki dönem Belediye Başkanı ve şuanda Keşan Belediyesi Başkan Yardımcılığı görevini yürüten Nuran Uslu, dün düzenlediği basın toplantısı ile CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun ile beraberindeki bazı CHP'li milletvekillerinin, Beyendik Belediye Başkanlığı döneminde kendisiyle ilgili suçlamalar yaptığını dile getirip açıklamalarda bulundu.

Saat 14.00 sıralarında, AK Parti Keşan İlçe Başkanlığı binasında başlayan basın toplantısına; Nuran Uslu'nun yanı sıra, AK Parti Keşan İlçe Başkan Yardımcısı ve Siyasi Hukuk Başkanı Serkan Balcıoğulları, AK Parti Beyendik Belde Başkanı Salim Değişçi ile Beyendik Belediye Meclisi'nin AK Parti'li üyeleri, AK Parti Keşan İlçe Kadın Kolları Başkanı Nuriye Altın ile bazı partililer katıldı.

Uslu: "Ben bu açıklamanın neresini düzelteyim bilemiyorum"

Toplantıda konuşan Uslu, CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, CHP Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün, CHP Antalya Milletvekili Cavit Arı ve Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan'ın 13 Ocak 2022 tarihinde, bölgedeki teşkilatlarını ve belediyelerini ziyaret ettiklerini hatırlatıp, bu sırada yaptıkları açıklamalarda, proje üretmek, neler yapılacağını ve neler yaptıklarını anlatmak yerine, şahsına yönelik suçlamalarda bulunduklarını kaydederek, "Yine o alışık olduğumuz klasik söylemlerle şahsıma suçlamalarda bulundular. CHP Genel Başkan Yardımcısı Sayın Seyit Torun açıklamasında, şahsımı kastederek; '4 dönem görev yapmış AK Parti'li başkan ne kanalizasyon yapmış, ne içme suyu getirmiş, ne yolları yapmış, ne belediye binasını yapmış. bunları yapmadığı gibi bir yığın borç bırakmış' diyor. Şimdi ben bu açıklamanın neresini düzelteyim bilemiyorum. CHP Genel Başkanı’nın gaflarını çok dinledik ama Genel Başkan Yardımcısı Sayın Seyit Torun’un da ondan aşağı kalır yanı yok maşallah. Mersin'e 'Güneydoğu’nun incisi' diyen, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda 23 Nisan’ı kutlayan, Urfa’yı fındığın ana vatanı ilan eden, 'Recep Tayyip Erdoğan gibi söz verip de sözünde duranlardan değilim' diyerek gizlediği fikrini açık eden, 'terör örgütlerine yardım ve yataklık yapıyorsam bir bildiğim vardır' sözüyle, vicdanları yaralayan Sayın Kılıçdaroğlu tam kendine göre bir Genel Başkan Yardımcısı bulmuş." dedi.

"Siz bırakın araç almayı, dönemimizde aldığımız araçların bakımını bile yaptıramıyorsunuz."

Kendisinin, Torun’un dediği gibi 4 dönem değil, 3 dönem Belediye Başkanlığı yaptığını dile getiren Nuran Uslu, "Peki Nuran Uslu nasıl bir beğendik belediyesi almış, görev süresince neler yapmış kısaca bir hatırlatmak isterim; personeline aylarca maaşlarını, SSK ve emekli sandığı primlerini ödemeyen, araçlarında mazot olmayan, araç bakımlarını bile yaptıramayan, Keşan sanayi başta olmak üzere, esnafa yüklü borcu olan, bu nedenle esnafın mal ve hizmet vermediği, sadece Hacıköy İçme Grubu'na 700 bin TL borcu olan, borç batağında, hizmet üretemeyen bir belediye devir aldım. Peki buna rağmen neler yaptık; Beğendik İlköğretim Okulu'nu ve Mehmet Akif Ersoy Anadolu Lisesi’ni yaptık. Yol ve kaldırımların tamamını kilitli taş döşedik. Elektrik altyapısını yer altına aldık. Kemal Unakıtan Stadı’nı kazandırdık. İhtiyaç duyulan düğün salonunu hizmete kazandırdık. 2 bin nüfuslu bir beldeye bin konut yaptık. Aydoğan ve Yeni Mahalle parklarını yaptık. Meralarımıza 6 adet köprü inşa ettik. Kanalizasyon şebekesini yeniledik. Esetçe’den tarla alıp 2 adet içme suyu kuyusu açtık. İçme suyu şebeke hattının projesini biz yaptık. Meralarımıza 35 adet çeşme kazandırdık. Araç filomuzu büyüttük; 4 adet kepçe, 2 adet kamyon, 1 adet vidanjör, bir adet kuka, bir adet kamyonet, bir adet minibüs, 1 adet cenaze aracı, 2 adet hizmet aracı, 2 adet çöp toplama aracı, 1 adet itfaiye aracı aldık. Buradan Sayın Genel Başkan Yardımcısına sesleniyorum; siz bırakın araç almayı, dönemimizde aldığımız araçların bakımını bile yaptıramıyorsunuz. Bizler bütün bu hizmetleri yaparken ne ağladık ne de sızladık. İşimize bakıp Beyendik'i daha da iyi yerlere getirmek için hizmet ürettik ve gecemizi gündüzümüze kattık. Sayın Başkan; bu makamlar ağlama ve sızlama yeri değil, icraat yapma makamlarıdır. Çünkü iyi bilmelisiniz ki; bahaneleri olanlar asla kazanamaz. CHP Genel Başkanı'nın bu tutum ve tavırları; halkımız dikkatli ve uyanık bir şuurla izlenmelidir. Yaptığımız tüm bu hizmetleri görmezden gelip yapılan hizmetlere şaşı bakışları, iyimserliğimizin önüne set çekmektedir." diye konuştu.

"Sayın Genel Başkan Yardımcısı kendi belediye başkanına bu vaatlerden hangileri yapıldı diye sordu mu?"

Halkından kopmayan ve bağrından çıktığı Beyendik'e sırt çevirmeyen bir belediye olmakla gurur duyduklarını vurgulayan Uslu, şunları söyledi; "Beğendik'e hezimeti değil, hizmeti sunmaktan gurur duyduk. Her zaman dile getirdiğimiz gibi; kısır çekişmelerin ve taş atmanın değil, taş üstüne taş koymanın peşinde olduk. Şimdi gelelim CHP’li Beğendik Belediye Başkanı Sayın Muhammet Örnek’in vaatlerine; ne vaat ettiler kısaca hatırlatayım; Yeni Mahalle Meydan Projesi, piknik bahçeleri, kurban kesim ve adak merkezi, kadın gelişim ve gençlik merkezi, mera barınakları, bisiklet ve yürüyüş yolları, Keşan pazarına BEYMAR açmak, hobi bahçeleri, sevimli dostlar barınağı, otoparklı düğün salonu, mezarlık projesi, spor kompleksi, Beykent Yaşam Merkezi ve çevre duvarı, belediye hizmet binası ve meydan projesi, minik eller kreşi, sağlık evi, hasta nakil aracı, güzel yollar güzel sokaklar. Sayın Genel Başkan Yardımcısı kendi belediye başkanına bu vaatlerden hangileri yapıldı diye sordu mu? Ben sorayım; sizce bu vaatlerden kaçı hayata geçirilmiştir? Bir Belediye Başkanı bulunduğu koltuktan güç almaz, almamalı. O koltuğa ve makama güç vermelidir. Seçilmek için vaat ettiklerini seçildikten sonra unutmamalıdır. Personelini odasına toplayıp; 'bu koltuk var ya bu koltuk, bir kanun yapamaz, bir de adam asamaz' deyip emekçisini tehdit edemez."

"İş, proje ve hizmet yerine slogan üretenler, girdikleri her seçimde kaybetmeye doymuyor"

Sözlerinin devamında, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun zaman zaman dile getirdiği "Geliyor gelmekte olan" sözlerini hatırlatan Nuran Uslu, "Bakın, 'Geliyor gelmekte olan, gidiyor gitmekte olan' diyorlar. Evet doğru söylüyorlar. Ankara’dan, İstanbul’dan, Mersin’den, tıpkı Keşan’dan gittikleri gibi gidecekler. Böyle sözlerle gitseydi bu parti milletin teveccühü ile 20 yıldır iktidarda olmazdı. İş, proje ve hizmet yerine slogan üretenler, girdikleri her seçimde kaybetmeye doymuyor. Biliniz ki; ülkesinin, bölgesinin, beldesinin derdini dert edinen bizler kazanacak. Siz sloganlarınız ile yine kaybedeceksiniz." şeklinde konuştu.

Değişçi: "Yapılan hizmetleri halk gördü

Nuran Uslu'nun ardından, Salim Değişçi söz aldı. Beyendik Beldesi'nin, 15 yılının AK Parti'li Belediye Başkanı olan Nuran Uslu tarafından idare edildiğinin altını çizen Değişçi, "Yapılan hizmetleri halk gördü. Halkımız, 3 dönem görev vererek yapılanları takdir etti. Örnek başkan da, yapılanları bu hizmetleri yeterli görmeyerek beldemizi daha iyi, daha güzel, daha dürüst, 'Her şey daha güzel olacak' parolasıyla milletimizden destek isteyerek yola çıkmış, vatandaşımız da bu sözlere karşı kendisini göreve getirdi. Verilen vaatlerde bir cennet eksikti. Fakat gelir gelmez ilk icraatı TOKİ'nin çevre duvarlarını yapmak için alınan demirleri geri alarak yandaşı olan vatandaşlarının arsalarına çevre duvarları yaptı. TOKİ'ye verilen sözler havada kaldı. Genel başkanı da 'saray, saray' diyor. İşte bizim Örnek başkan da O'na özenmiş olacak ki, belediyenin ikinci katını kendisine ayırarak saray gibi dizayn etmek, 2. icraatı oldu. 3'üncü icraatı da, 2 yıl bekletip tekrar yapmaya karar verdiği, Nuran başkanın hazır bıraktığı su projesi. Bir de utanmadan 'suyu getirdik' diye lanse ediyor. Adama sormazlar mı, geldiğin gibi tabela yaptırıp 11 milyon TL su borcunu niye yazdırdın? Demek ki su projesi yapım aşamasına gelmiş. Bu suyun çıktığı yer olan Esetçe Beldesi'ndeki tarlayı kim aldı, su kuyularını kim vurdu, çıkan suyun analizlerini ve projelerini kim yaptı?" dedi.

"Biz yine de sana çakma öğretmen demiyoruz"

Sözlerinin son bölümünde, Örnek'in, su projesini sahiplenmemesi gerektiğini dile getiren Salim Değişçi şunları söyledi; "Örnek başkan, bu işler yapılırken sen özel bir kolejde sözleşmeli beden eğitimi öğretmenliği yapıyordun. Sözleşmeli diyorum çünkü sen de KPSS'yi kazanamamış öğretmendin. Biz yine de sana çakma öğretmen demiyoruz. Sen de bu suyu sağda solda söyleyip 'ben yaptım' diye sahiplenme. Bence 2 yıl geciktirdiğin için vatandaşlardan özür dilemelisin. Biz sana bir şey yapmadın demiyoruz. Mesela mitinglerinde seni destekleyen gençlere iş sözü verdin. Bazılarının işini yaptın. Keşan Belediyesi'nde işini bırakıp sana desteğe gelen, senin gibi sözleşmeli öğretmenlik yapana sen de hakkını verdin. 2 kişiye kadro verdin. Bunların işleri vardı. Başka gariban, yoksul, fakir evladı bulamadın mı? Burada sizin genel başkan yardımcınız yeraltı kanalizasyonu siz yapmışsınız diye söz etmiş. Düzeltme gereği duymadınız mı?"

Haber / FOTO: İlker GÜREL

Temel Makine Dikiş Kursu’nu tamamlayan 24 kursiyere sertifikaları verildi

Keşan Belediyesi, Keşan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Keşan TSO (Ticaret ve Sanayi Odası) işbirliği ile düzenlenen Temel Makine Dikiş Kursu sona erirken, kursu başarıyla tamamlayan 24 kursiyere sertifikaları, dün düzenlenen programla teslim edildi.

Saat 09.30 sıralarında, Keşan HEM ( Halk Eğitimi Merkezi) Müdürlüğü'ne başlayan programa; Keşan Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu, Keşan TSO Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Şapçı, Keşan Belediye Başkan Yardımcısı Tahir Özçınar, Keşan İlçe Milli Eğitim Müdürü İlhan Saz, Keşan HEM Müdürü Eylem Tanrıverdi, Keşan Belediyesi İnsan Kaynakları Müdürü İsmail Doğru ile kursu tamamlayan kursiyerler katıldı.

Tanrıverdi: "Aldıkları bu belge mutlaka kendilerine bir iş olanağı sağlayacaktır"

Programda ilk olarak söz alan Tanrıverdi, temel makine dikiş kursunun sona erdiğini ifade ederek, “Kursiyerlerimize sertifikalarını hep birlikte takdim edeceğiz. Bundan sonra iş hayatlarında hepsine başarılar diliyoruz. Kursumuzdan aldıkları bilgi ve becerileri kendilerinin daha da ilerletmeleri gerekmekte. İstekli ve gayretli olsunlar. Aldıkları bu belge mutlaka kendilerine bir iş olanağı sağlayacaktır. Kursumuz 80 saat sürdü. Talep doğrultusunda yeni kursların açılması konusunda planlamamız var. Bu anlamda Keşan Belediyemize, Keşan Ticaret ve Sanayi Odamıza, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüze desteklerinden ötürü teşekkür ederiz.” dedi.

Şapçı: "Kurslarımızı devam ettireceğiz birçok kişiye istihdam imkanı sağlayacağız"

Daha sonra söz alan Şapçı ise kursu başarıyla bitiren kursiyerleri tebrik ederek, şunları söyledi: "Kursun çok önemi var. Bölgemizde faaliyet gösteren önemli tekstil fabrikalarımız var. Kursiyerlerimiz bu fabrikalarda işe girme yönünde eğitimleri aldılar.  Fabrikalarımızda da personel açığı var. Onlar ile sizleri buluşturacağız. Bu kursun istihdama faydası olacaktır. Bu kurslarımızı devam ettireceğiz ve inşallah birçok kişiye istihdam imkanı sağlayacağız."

Helvacıoğlu: "24 kardeşimiz için tekstil fabrikalarımızla ön görüşmelerimizi yaptık"

Programda son olarak Mustafa Helvacıoğlu söz aldı. Kursiyerlere aldıkları sertifikaların hayırlı olması temennisinde bulunan Helvacıoğlu, "15 günlük kursumuz tamamlandı. Tekstil adına önemli bir alt yapı çalışması yaparak, meslek sahibi olma yönünde kursumuzu tamamladık. 24 kardeşimiz için tekstil fabrikalarımızla ön görüşmelerimizi yaptık. Fabrikalarımız ile kursiyerlerimizi buluşturacağız. Sektör sahiplerimiz ile irtibat halindeyiz. İŞKUR vasıtasıyla işbaşı eğitimine gerecekler veya direkt olarak işe başlayacaklar. 15 gün kurs yetmez ama eliniz kırıldı ve gönül verdiğiniz ortaya çıktı. Sorunun işsizlik değil mesleksizlik olduğunu algıladınız. Yolunuz açık olsun. Bundan sonra maharet sizde. Siz iyi iseniz, mesleği yapabilecek kıvama gelmeniz için de sektör size yardımcı olacak." şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından 24 kursiyere kurs bitirme belgeleri takdim edildi.

Haber / FOTO: İlker GÜREL

Tüm Kategoriler

Gündem

Siyaset

Tarım

Bölgesel

Dünya

Ekonomi

Resmi İlan

Spor

Teknoloji

Sponsorlar