Son Dakika
Karagöz: “Halkımız, corona virüsü salgını ile boğuşurken, bakanlığın sahilleri şirkete kiralaması kabul edilemez”Coronavirüs tedbirleri alan Yenimuhacir'de su kaynağı için çalışmalar da devam ediyorİşyerinden tabanca çalan 3 çocuk yakalanırken tabancalar da bulunduÇakmak, işyerleri kapanan esnaflar için taleplerini sıraladı Cumhuriyet Kadınları, sağlık personeli için kampanya başlatıyorİşsizlik maaşları kapıda ödeniyor _KE-HAYKO Başkanı Cebeci, İçişleri Bakanlığı’nın genelgesi hakkında bilgi verdiVural: “İnşaat sektörü durma noktasına geldi”Yiğit: “Berat Gecesi, Ramazan Ayı’nın habercisidir”Kumarhaneye çevrilen evde kumar oynayanlara 43 bin 204 TL ceza kesildi
Fatma Aksal, lisanslı depoculuğun çiftçilere getireceği kazançlara dikkat çekti: "Devlet, taşımacılık için ve ürün orada kaldığı için destek veriyor"

Fatma Aksal, lisanslı depoculuğun çiftçilere getireceği kazançlara dikkat çekti: "Devlet, taşımacılık için ve ürün orada kaldığı için destek veriyor"

AK Parti Edirne Milletvekili Dr. Fatma Aksal, Türkiye'deki lisanslı depoculuk sektörüne öncülük etmek ve bu iş alanı ile ilgili sorunları çözmek, ayrıca ülkedeki gelecek yıllarda kurulacak olan Ürün İhtisas Borsacılığı'nın da önünü açmak amacıyla kurulan TMO (Toprak Mahsulleri Ofisi) TOBB (Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği) LİDAŞ (Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk San. ve Tic. A.Ş.)'ın, bölgede alım yapmaya başlayacağını açıklarken, lisanslı depoculuğun çiftçilere getireceği birçok artıya da dikkat çekti.

Fatma Aksal, Keşan TB (Ticaret Borsası)'nın da ortaklığında, TMO Keşan Ajans Amirliği'nden devraldığı alanda, bu hasat döneminde alım yapmaya başlayacak olan TMO-TOBB LİDAŞ hakkında son derece önemli ve bilgilendirici bilgiler verdi. Lisanslı depoculuğun bölge ve çiftçi açısından büyük bir kazanç olduğunu belirten Aksal, üreticilerin ürünlerini, Toprak Mahsulleri Ofisi'nin almayacağı şüphesinin olduğunu ifade ederek, "Toprak Mahsulleri Ofisi, Türkiye Odalar Borsalar Birliği de bu işin içinde. Ürün zayiatının ciddi anlamda önlemiş oluyoruz. Lisanslı depoculuk ile devlet, taşımacılık için çiftçimize destek veriyor. En büyük artısı da ürünü depoya bırakıp, istediğiniz zaman ürünü satabiliyor olmanız. Üretici ürünü alır almaz belli harcamaları olduğundan satmak zorunda kalıyordu. Yeni sistemde üretici, ürününü hemen satmak zorunda kalmıyor. Devlet, taşımacılık için ve ürün orada kaldığı için destek veriyor. Ürün orada kaldığında kira desteği veriyor, vergiden ve tescilden muaf oluyor. Ürün depoda kaldığında sertifika alınıyor, alınan sertifika ile bankaya gidildikten sonra Ziraat Bankası'ndan sıfır faiz ile ürünün %75’ine 9 aylık kredi kullanılabiliyor. Bu da ürünü istediğiniz zaman satabileceğinizi gösteriyor." dedi.

"Hiçbir sıkıntı olmayacak"

Lisanslı deponun bu sezon sonunda bir kısmının faaliyete geçeceği bilgisini veren Fatma Aksal, "Diğer kısmı da önümüzdeki sezon faaliyete geçecek. Depolama gibi bir sıkıntı olmayacağını, İpsala’da ve Büyükevren'de Toprak Mahsulleri Ofisi, depolarda alımlara devam edecek. Üreticiler bu konuda rahat olsunlar. Hiçbir sıkıntı olmayacak. İnşallah hayırlı ve bereketli olur." diye konuştu.

"İpsala TMO ve Büyükevren alıma devam edecek"

TMO-TOBB LİDAŞ'ın bu hasat döneminde 20 bin tona kadar alım yapacağını ifade eden Aksal, şunları söyledi; "İpsala TMO ve Büyükevren alıma devam edecek. TMO’ya gelen buğdayın 24-25 bin ton civarında olduğunu öğrendik. Bazı üreticilerimiz, ürünlerini satacaktır. Bu nedenle de üretilen bütün ürünler lisanslı depoculuğa gelmeyecek. İnşallah önümüzdeki dönem daha rahat olacağız. En büyük faydası hem ürünü satmıyoruz, hem de ekonomiye faydamız oluyor. Böylece ürün de zayii olmamış oluyor."

Çiftçilere ton başına 25 TL nakliye desteği verilecek

Tam kapasiteye ulaştığında 90 bin ton alım yapacak olan TMO-TOBB LİDAŞ; lisanslı depo dışında ürün satışında, üreticiden kesilen yüzde 2 zirai stopaj, yüzde 2 SGK, TMO'nun geçici alım merkezlerinde aldığı yüzde 1 hizmet bedeli alınmayacak. Ürünlerini lisanslı depoculuk şirketlerine teslim ederek elektronik ürün senetlerini borsada satan üreticilere de, ton başına 25 TL nakliye ücreti desteği verilecek.

Kira desteği verilecek ve ürünlerini sınırlı sayılardaki alıcılar yerine en yüksek fiyatı veren alıcılara satma imkanına kavuşacak

Yetkili sınıflandırıcı tarafından yapılan analize ait 25 TL üreticilerden alınmayacak. Ayrıca lisanslı depolara stoklanarak elektronik ürün senedi aracılığıyla alım ve satımı yapılan ürünler damga vergisi ve KDV’den muaf tutulacak. Buna göre; örneğin üretici, tonu 1.000 TL’den 20 ton ürününü, lisanslı depo üzerinden TMO, tüccar veya sanayiciye sattığında 1,450 TL daha fazla kazanç elde edecek. Üreticilere; lisanslı depolarda muhafaza ettikleri buğday, arpa, çavdar, yulaf, tritikale, mısır, çeltik ve pirinç için 6 ay süreyle 6 TL/Ton/Ay depo kira desteği verilecek ve ürünlerini sınırlı sayılardaki alıcılar yerine en yüksek fiyatı veren alıcılara satma imkanına kavuşacak. Ürünler ise her türlü riske karşı sigortalı olacak.

Haber / FOTO: İlker GÜREL

 

YORUM YAZ
Son Eklenenler

Karagöz: “Halkımız, corona virüsü salgını ile boğuşurken, bakanlığın sahilleri şirkete kiralaması kabul edilemez”

Keşan Kent Konseyi Başkanı Hasan Karagöz yaptığı açıklamada; sahillerin kiralanması hakkında eleştirilerde bulunarak, “Halkımız corona virüsü salgını ile boğuşurken kamu kurumu olan bakanlığın sahillerimizi şirkete kiralaması asla kabul edilemez.” dedi.

“Bakanlığın görevi; halkın tüm kıyılardan serbestçe yararlanmasını sağlamaktır”

Açıklamasına, “Edirne İli Keşan İlçesi Erikli Köyü sahilindeki (1,2,3,4,5,6,7,8) ve Yayla Köyü, Danişment Köyü ve Mecidiye Köyü’ndeki doğal SİT alanı olup DHTA kalan kumsal ve kıyılarının MUÇEV Turizm Ticaret ve Limitet Şirketine kiraya verildiğine dair basında haberler yayınlanmıştır.” diyerek, başlayan Karagöz, şunları söyledi: “Halkımızın yararlanmasının Anayasa ve Kıyı Kanunu korumasında olan Saros Körfezi’ndeki kumsallarımızın ve kıyılarımızın ihale ve kiraya veriliş biçim ve şartlarıyla ilgili bakanlık ve kurumlarca açıklama yapılmadığı için henüz bilinmemektedir. Bilinen bir gerçeklik var ki, eğer bu ihale ve şirkete kiralama haberleri doğruysa bu kumsallara hiç kimse elini kolunu sallayarak ve para ödemeden giremeyecektir. Anayasanın 43. maddesi kıyıların kamu yararı gözetilerek kullanılacağını belirtmektedir. Halka ait sahillerin İhale ile şirketlere kiralanması kamu yararına zıt bir işlemdir. Halkın kıyılardan serbestçe yararlanma hakkına büyük bir darbedir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın görevi Doğal SİT alanları olan kumsalları ve kıyıların kirlenmesini engellemek ve halkın tüm kıyılardan serbestçe yararlanmasını sağlamaktır.”

“Bilgi edinme dilekçelerini göndermemiz gerekiyor”

Hasan Karagöz, sözlerine şöyle devam etti: “Çevreyi korumakla görevli Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na bağlı olan ve kumsalları yani Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’nün yaptığı ihale ve kiralama işlemlerinin neler olduğunu öğrenmek için başta Keşanlı hemşerilerimiz olmak üzere tüm Saros Gönüllülerini ve Trakyalıları, Bilgi Edinme dilekçelerini vermeye davet ediyoruz. Saros Körfezi’nde yaşayanlara rağmen ve kamu yararına aykırı olarak halkın sahillerinin kiralanmasına ve paralı hale getirilmesine karşı hukuksal ve idari bir mücadele için gerekli belge ve bilgilere ihtiyaç duyulmaktadır. Bunun için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’ne yaygın bir şekilde ‘bilgi edinme’ dilekçelerini göndermemiz gerekmektedir. Bu bilgi ve belgelerin temin edilmesi açılacak davalar açısından da önem taşımaktadır. İlçemiz Sazlıdere ve Gökçetepe sahilleri arasına yapılmak istenen FSRU İskelesi ve Kara Boru Hattı Projesinin ÇED olumlu kararını nasıl iptal ettirdiysek sahillerimizin şirketlere kiralanmasının iptalini de başarmak zorundayız.

Trakya Platformu’nca hazırlanan, kurumsal ve bireysel olarak verebileceğimiz ‘bilgi edinme’ dilekçeleri Keşan Kent Konseyi web sitesinde yayımlanmıştır.”

“Halkımız corona virüsü salgını ile boğuşurken kamu kurumu olan bakanlığın sahillerimizi şirkete kiralaması asla kabul edilemez”

Karagöz sözlerini şöyle tamamladı: “Bugün yaşamakta olduğumuz salgın, dünyayı ‘küresel köy’ olarak tanımlayan neo-liberal politikaların ve sağlık sisteminin çöktüğünü, kamucu politikalarının bir lüks değil, temel insan hakkı olduğunu bir kez daha göstermiştir. İçinde bulunduğumuz koşullarda, rant ve kâr politikalarının terk edilerek kamusal politikaların eşit ve adil bir şekilde uygulanması gerektiği açıktır. Halkımız corona virüsü salgını ile boğuşurken kamu kurumu olan bakanlığın sahillerimizi şirkete kiralaması asla kabul edilemez. Toplumsal sağlık ve iyilik hali, deniz ve sahillerimiz gibi doğal değerlerin gelecek kuşaklara korunarak taşınması ile gerçekleşebilir. Güzel ve güneşli günlere ancak Kamu Yararı ve Halkın Kıyılardan Serbestçe Yararlanma Hakkına sahip çıkarak ulaşabiliriz. Ortak iyiyi oluşturmak için herkesi toplumsal dayanışmaya ve kolektif mücadeleye davet ediyoruz.”

(Haber: Deniz ÇİL)

 

Coronavirüs tedbirleri alan Yenimuhacir'de su kaynağı için çalışmalar da devam ediyor

Yenimuhacir Belediye Başkanı Mustafa Türker, beldede devam eden coronavirüs tedbirleri ile ilgili yapılan çalışmalar hakkında bilgi vererek, bu kapsamda Yenimuhacir ve 700 Evler TOKİ Konutları arasındaki yolun kapatıldığını bildirirken, ayrıca belgenin su ihtiyacını karşılamak için başlattıkları su kaynağı çalışmalarının da aralıksız sürdüğünü söyledi.

Türker, açıklamasının başında, beldenin su ihtiyacını karşılamak adına başlattıkları çalışmalar hakkında bilgi verdi. Bu kapsamda, Yenmuhacir'de su kuyusu çalışmalarının devam ettiğini belirten Mustafa Türker, "Kaletepe mevkiinde yapacağımız su kaynağı çalışmaları için ruhsatı Orman İşletme Müdürlüğü'nden, çalışma izinlerini ise Devlet Su İşleri’nden aldık. Önümüzdeki günlerde su arayacağız. Biz bu çalışmayı geçtiğimiz Aralık ayında başlattık. 76 metrelik bir deneme kuyusu açtık ve saniyede 2 litre su bulduk. Yaptırdığımız tahliller sonucunda çok kaliteli bir su bulduğumuzu gördük. Önümüzdeki günlerde 4 kuyu daha açacağız. Bu su kuyularını kısmetse Yenimuhacir’e getirmeyi düşünüyoruz. Biliyorsunuz ki kurak bir yıl geçiriyoruz. Kocaköprü dediğimiz mevkii üzerinde madencilik çalışmaları vardı. Orada o madencilik çalışmasında firma bir su kaynağı buldu ve bizlere bildirdi. Bu su kuyusunu 4 aydan beri takip ediyorduk. Kuraklık olursa ne yaparız diye düşünüyorduk. O kaynağı temizledik ve yaz ayları için hazırlıyoruz. Başka bir alternatif kuyumuz daha var. Bizim suyumuz 9 kuyudan geliyor. Yaza hazırlık yapıyoruz. Açacağımız 5 kuyu yetişmezse eğer, 2 kuyu daha takviye ederek su sıkıntısını önlemek için çalışma yapıyoruz. Şimdi yeni düzlediğimiz ve çakılladığımız kuyuda da yaklaşık saniyede 5 litre gibi bir su var. Pompaları koyup deneyeceğiz, eğer gerçekten saniyede 5 litre su varsa tahlillerini yaptırtıp, bizim toplama depomuza suyu indireceğiz." dedi.

"Keşan’a pazara giden vatandaşlarımıza maske ve eldiven dağıtıyoruz"

Beldede alınan coronavirüs tedbirleri ile ilgili çalışmaların devam ettiğini kaydeden Türker, "Bu tedbirler kapsamında beldedeki bütün işyerlerini periyodik olarak ilaçladık. Beldedeki çöp konteynerlerini ilaçladık, araçlarımız her servisten sonra dezenfekte ediliyor. Cumartesi günleri, Keşan’a pazara giden vatandaşlarımıza maske ve eldiven dağıtıyoruz. Yani virüse karşı almamız gereken önlemlere dikkat ediyoruz." diye konuştu.

"Encümen kararımızı alıp, Keşan’a kestirme olan Karanlıkdere yolunu kapattık"

Sözlerinin devamında, Yenimuhacir Beldesi'nden Keşan'daki Karnalıkdere mevkiinde bulunan 700 Evler TOKİ Konutları'na giden yolun, hem Yenimuhacir, hem de Keşan'ı korumak adına önlem amacıyla kapatıldığı bilgisini veren Mustafa Türker, "Sayın kaymakamımıza yolu kapatma konusunda yazılı bir başvuruda bulunduk. Encümen kararımızı alıp, Keşan’a kestirme olan Karanlıkdere yolunu kapattık. Çünkü her türlü kontrollerden kaçanlar bu yolu kullanıyordu. Malkara istikametinden gelenler, bilhassa 59 plakalılar beldemizin içinden geçerek arka yoldan Keşan’a geliyorlar. Kanunsuz geçişleri yani kontrollerden kaçanları önlemek amacıyla encümen kararımız ile sayın kaymakamımızın, emniyet müdürümüzün ve jandarma komutanımızın, Keşan Belediye başkanımızın da bu konuda bilgileri doğrultusunda yolu kapattık. Bu yoldan geçen vatandaşlar, beldeden alışverişlerini de yaptıkları için özellikle coronavirüsten korumak amacıyla geçişi kapattık. Aynı zamanda emniyetin uyguladığı kontrolleri kimse dinlemediği için bu uygulamayı yapmak zorunda kaldık. Yol geçici bir süreliğine kapalı kalacak." şeklinde konuştu.

"Belediyemizi arayarak ihtiyaçlarını bildirenlerin ihtiyaçlarını karşılıyoruz"

Coronavirüs tedbirleri nedeniyle, Yenimuhacir'de de 65 yaş üstü ile 20 yaş altı vatandaşların dışarı çıkma yasaklarının takip edildiğini ifade eden Türker, şunları söyledi; "Ben, gece-gündüz özellikle takip ediyorum, 65 yaş üstü vatandaşlarımız dışarı çıkıyorlar mı diye. Şimdi Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamasından sonra 20 yaş altı olan gençlerimiz de sokağa çıkma yasağı kapsamına girdi. Bu konu da belediyemizden anonslarımızı da yapıyoruz. Sosyal destek hattımızı da kurduk. Belediyemizi arayarak ihtiyaçlarını bildirenlerin ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Çalışmalarımız bu şekilde devam ediyor. Biz Yenimuhacir’i seviyoruz, gece-gündüz Yenimuhacir için sıkıntılarını, dertlerini bitirmek için çalışıyoruz."

Haber: İlker GÜREL

 

İşyerinden tabanca çalan 3 çocuk yakalanırken tabancalar da bulundu

Keşan'daki bir işyerinden 5 adet kurusıkı tabanca çalan 3 çocuğu yakalayan Keşan İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, çocukların başkalarına sattığı tabancaları da yaptıkları araştırmalar sonucu bularak işyeri sahibine teslim etti.

İddiaya göre; 2 Nisan 2020 Perşembe günü Keşan’daki bir iş yerinden, 5 adet kuru sıkı tabanca çalındı. Keşan İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri, bahse konu olayla ilgili olarak işyeriin güvenlik kamera kayıtlarını inceledi. Yapılan incelemede, şüphelilerin, E.Ç. (16), R.K. (13) ve M.C.Z (15) oldukları belirlendi. Şüpheliler, 4 Nisan 2020 Cumartesi günü yakalandı. Şüphelilerin, ifadelerine, çaldıkları silahları başkasına sattıklarını söylemesi üzerine, polis, silahların teminine yönelik çalışma başlattı. Satılan silahlar, yapılan çalışmalar sonrasında bulunarak işyeri sahibine teslim edilirken, şüpheli 3 çocuk da ailelerine teslim edildi.

Haber MERKEZİ

Çakmak, işyerleri kapanan esnaflar için taleplerini sıraladı

Keşan Lokantacı Kahveci ve Otelciler Esnaf Odası Başkanı Hüseyin Çakmak sosyal medyada yaptığı açıklamada; corona virüsü nedeniyle, işyerleri kapanan esnaflar için Cumhurbaşkanı ve hükümetten taleplerde bulundu.

41 yıllık esnaf olduğunu belirten Çakmak, corona virüs belâsı yüzünden işyerleri kapanan esnaflar ve çalışan işçiler adına Cumhurbaşkanı ve hükümetten taleplerini şöyle sıraladı: “Kapanan işyeri kiraları yıl sonuna kadar alınmasın.  Bağ-Kur ve sigorta primlerini yılbaşına kadar devletimiz ödesin. Elektrik su doğalgaz çöp stopaj ve vergileri devletimiz ödesin. İşyeri kapanan her esnafımız ailesine her ay 2 bin 500 TL ihtiyaç ücretini devletimiz versin. Çalışamayan sigortalıya İŞKUR her ay 1000 TL harçlık ödesin. Esnaflarımızın yılbaşına kadar vermiş olduğu çek ve senetler bir yıl ertelensin. Esnaflarımızın kredi taksitleri bir yıl ertelensin. Tüm esnaflarımıza sicil affı çıksın. Dijitürk ücretleri bu yıl iptal olsun. Corona virüs belâsı sonunda işyerini açan esnaflarımıza 50 bin TL sıfır faizle 10 yıl taksitli kredi verilsin. Esnaflarımız devletimizin kılcal damarlarıdır. Devletimiz esnaflarımızı korumak ve kollamakla yükümlüdür. Esnaflarımız devletimizin aldığı her karara saygılıdır.”

(Haber: Nilüfer ÇELİK)

Cumhuriyet Kadınları, sağlık personeli için kampanya başlatıyor

Cumhuriyet Kadınları Derneği Genel Merkezi tarafından yapılan açıklamada; corona virüsü salgını kapsamında hayatlarını feda eden sağlık emekçilerinin, görev şehidi sayılması gerektiği ve konu ile ilgili kampanya başlatılacağı belirtildi.

“Salgında hayatını kaybeden sağlık çalışanlarımıza ‘görev şehidi’ unvanı verilmeli”

Konu ile ilgili, CKD Genel Merkezi tarafından iletilen yazılı açıklamayı, CKD Keşan Şubesi Başkanı Avukat Nilüfer Erk Oğuz, şu şekilde duyurdu: “Savaşlarda ön cephede görev alanlar, canlarını ilk feda etmeyi kabul edenlerdir. O savaş, ilk fedailerin canlarını vermesiyle başlar ve öyle kazanılır. Ön cephenin fedaileri, geride kalanların can evine yerleşir ve bir daha unutulmazlar. Tüm dünyayla birlikte Türkiye’mizi de saran COVİD-19 salgınına karşı verdiğimiz savaşın ön cephedeki fedaileri sağlık ordumuzun çalışanlarıdır. Sağlık çalışanlarımız evlerinden, sevdiklerinden ayrıldılar, ‘milletimize ve insanlığa söz verdik’ diyerek salgın hastalıkla savaşın en ön cephesinde yerlerini aldılar. Hastalananlar iyileşip ayağa kalkınca yeniden görev başına koştu. Bütün sağlık emekçileri göz bebeğimiz oldu, ayaklarına taş değmesin diye dua ediyoruz. Ama yitirdiğimiz savaşçılarımız var. Onlar hastalarının başında hastalandılar ve sevdiklerini bize emanet ederek aramızdan ayrıldılar. Ve aynı vatan savunmasındaki Mehmetçik gibi, bir daha unutulmamak üzere can evimize yerleştiler. Milletimiz, görevi başında hayatını kaybeden sağlık çalışanlarımızı daima minnetle hatırlayacaktır. Cumhuriyet Kadınları Derneği olarak bu salgında hayatını kaybeden ilk hastamızın doktorlarından Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu nezdinde, kaybettiğimiz sağlık emekçilerinin anıları önünde saygıyla eğiliyor, devletimizden, COVİD-19 salgını sırasında, COVİD-19 hastalarını tedavi ederken kendi de hastalanarak hayatını kaybeden sağlık çalışanlarımıza ‘görev şehidi’ unvanının verilmesi için gerekli düzenlemeleri yapmasını talep ediyoruz. Sağlık ordumuzun ‘görev şehitleri’ için üzerimize düşeni yapmak üzere milletimizi bu kampanyayı desteklemeye çağırıyoruz.”

(Haber: Nilüfer ÇELİK)

 

Tüm Kategoriler

Gündem

Siyaset

Tarım

Bölgesel

Dünya

Ekonomi

Resmi İlan

Spor

Teknoloji

Sponsorlar