Son Dakika
“Çeltikte Damla Sulama” üreticilere tanıtıldıYazıcı: “Devlet, iş kuracaklara ve istihdam yaratacaklara gereken desteği veriyor” Uslu ve Ordu, bütünşehire sıcak bakmıyor..!!Helvacıoğlu, parkomat uygulamasını değerlendirdiYayla Sahili her rüzgarda biraz daha yıkılıyorGaytancıoğlu, 11.1'lik büyümeyi değerlendirdi: "Rakamlara sanal demiyorum ama hormonlu bir büyüme istemiyoruz"TRT'de 5 milyon TL'lik haksız kazanç elde eden eski sekreter Keşan'da yakalandıYeni yapılan yola betonların dökülmesi tepki topluyorYunanistan'a kaçmak isteyen 5 FETÖ şüphelisi ile kılavuzluk yapan 3 Pakistanlı yakalandıTHM sanatçısı Nida Ateş konser verecek
Müezzinoğlu, pazaryeri açılışında konuştu: “İpsala’daki modern pazaryerini; Keşan’da, Uzunköprü’de ve Edirne’de göremezsiniz”

Müezzinoğlu, pazaryeri açılışında konuştu: “İpsala’daki modern pazaryerini; Keşan’da, Uzunköprü’de ve Edirne’de göremezsiniz”

İpsala Belediyesi tarafından yaptırılan Kapalı Pazaryeri’nin açılış töreni dün, gerçekleştirildi.

Açılış töreni, saat 15.00 sıralarında başladı.

Törene, katılan eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Dr. Mehmet Müezzinoğlu, pazaryeri açılışında, İpsala Devlet Hastanesi’nin 29 Ekim’de açılacağı yönünde söz verdi.

İpsala Belediyesi Kapalı Pazaryeri’nin açılış törenine, Müezzinoğlu’nun yanı sıra, İpsala Belediye Başkanı Mehmet Kerman, İpsala Kaymakam Vekili ve Keşan Kaymakamı Nuri Özder, Enez Kaymakamı Elif Canan Tuncer Ersöz, Enez Belediye Başkanı Abdullah Bostancı, Esenyurt Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu, AK Parti Edirne İl Başkanı İlyas Akmeşe ve il başkan yardımcıları, AK Parti Keşan İlçe Başkanı Hüseyin Boyalık, AK Parti İpsala İlçe Başkanı Turan Girgin, İller Bankası Genel Müdür Yardımcısı Ferit Yüksel, 22. ve 23. dönem AK Parti Edirne Milletvekili Necdet Budak, kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum kuruluşların yöneticileri ve İpsala halkı katıldı.

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende, İpsala İlçe Vaizi Kadir Kanık tarafından Kur’an-ı Kerim okunmasının ardından mehter takımı gösterisi sergilendi.

“Ne söz verdiysem hepsini yerine getirdiğime inanıyorum”

Açılış töreninin ilk konuşmasını yapan İpsala Belediye Başkanı Mehmet Kerman, açılışa katılan ve bu pazaryeri projesinde desteği olan herkesi selamlayarak, “İlçemiz, bugün tarihi bir anı daha yaşıyor. 5 milyon 285 bin lira artı KDV değerindeki pazaryeri eserimizde, 68 dükkan bulunmaktadır. Bu dükkanlarımızı geçen hafta satışa çıkarttığımızda, 19 dükkanımız satıldı. Geri kalan dükkanlarımızı da tekrar satışa sunacağız. Bu dükkanlarımızı, ilçemize, bölgemize ve ticaret yapan değerli ticaret adamlarımıza bereket getireceğine inanıyorum. Ben bugüne kadar ne söz verdiysem hepsini yerine getirdiğime inanıyorum.”

2017 yılının hizmet yılı olacağına hiç şüpheniz olmasın

Belediye Başkan aday adayı olmasından Belediye Başkanı seçilmesine kadar Mehmet Müezzinoğlu’nun kendisine destek verdiğini söyleyen Kerman, Mehmet Müezzinoğlu, Belediye Başkanı seçimlerinde Sağlık Bakanı olduğu halde bana kefil oldu ve halka hitap ederek, ‘Ben Mehmet Kerman’ın kefiliyim, ona oy verin, destek verin, belediye başkanı seçin. Devletin desteği İpsala’ya gelecek.’ demişti. Allah’a şükür belediye başkanı seçildim ve mahcup etmedim. Esenyurt Belediye Başkanımız Necmi Kadıoğlu’nun da desteğiyle Esenyurt ile kardeş şehir olduk. Rabia Kadıoğlu Camiimizin açılışını yaparak hizmet sunduk. Sayın Başkanım Kadıoğlu’nun hizmetleri bununla da bitmedi. İlçemizde İmam Hatip Lisesi’nin yenilenmesi ve yurdunun yapılmasında da çok destekleri oldu. Sevgili yol arkadaşlarım ve dava arkadaşlarım, 2017 yılının hizmet yılı olacağına hiç şüpheniz olmasın.” dedi. 

“Doğalgaz, bu yılın Ekim ayında hizmete sunulacak”

Mehmet Kerman, sözlerinin devamında şunları söyledi: “İçme suyu projemizin çalışmaları sona erdi. Bu projemizin açılışını da önümüzdeki günlerde yapacağız. İlçemize arıtma tesisi kazandırıldığını ve parasının çıktığını, şuanda aramızda bulunan İller Bankası Genel Müdür Yardımcısı söyleyecek. Doğalgaz, bu yılın Ekim ayında hizmete sunulacak. Doğalgaz çalışmalarımızın yüzde 75’i bitmiş durumdadır. Eskiden yağmur yağdığında araçlarımız yollarda yüzüyordu. Şuan ise anayollarda bir gram dahi su bulunmuyor. Anayollarda yaptığımız alt yapı çalışmaları bittiği gibi yan yollarımızı da yaptık, ışıklandırmamızı da yaptık, ağaçlarımızı da diktik.”

“Yeni bir proje çizdirdik..!”

İpsala için var gücüyle çalıştığını ifade eden Kerman, “Yeni bir proje çizdirdik ve bu projeyle, Kapalı Pazaryerimizi çok daha kıymetlenecek. Bankası, büyük marketi, alışveriş merkezi, ofisleri, sinema salonu, tiyatro salonu, toplantı salonu, kapalı ve açık düğün salonu olan bu projenin temellerini bu yılın içerisinde atacağıma söz veriyorum.” şeklinde sözlerini tamamladı.

Yüksel: “Hem içme suyu hem de kanalizasyon işini bitirdik”

Kerman’ın ardından konuşma yapan İller Bankası Genel Müdür Yardımcısı Ferit Yüksel de şunları söyledi: “İpsala Kapalı Pazaryeri’nin, hem projesinde hem de inşaatında İpsala Belediyemize teknik destek verdik. Hükümetimizin başlatmış olduğu programa göre, nüfusu 25 binin altında olan belediyelerimizin alt yapı hizmetlerinin yüzde ellisini hibe olarak veriyoruz. Bu kapsamda, İpsala’mızda hem içme suyu hem de kanalizasyon işini bitirdik. Yaklaşık 15 milyon kadar maliyetli bir yatırım oldu. Bunun 7 buçuk milyonu hibe şeklinde gerçekleştirildi.”

Müezzinoğlu: “Edirne’nin neredeyse her köyünden her ilçesine tarlada izimiz olduğu kanaatindeyim”

Daha sonra konuşmasını yapmak üzere kürsüye davet edilen önceki dönem Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Dr. Mehmet Müezzinoğlu, İpsala Kapalı Pazaryeri’nin açılışında olmaktan mutluluk duyduğunu ifade ederek, “Benim için bir hasret giderme günü de olduğu için ayrıca herkesi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Yaklaşık 25 yıl önce İstanbul’da birlikte siyaset yaptığımız Esenyurt Belediye Başkanımız Necmi Kadığıoğlu’yla birlikte çok fazla mücadeleler verdik. Bizim siyaset anlayışımızda, ‘tarlada izin olsun ki harmanda yüzün olsun’ sözü vardır. Benim buralardaki duygu dünyam farklı. 2011 yılındaki genel seçimlerinde, aday olarak buraya geldiğimde, ‘ben bu toprakların çocuğuyum, sizlere hizmet etmek benim için şereftir’ dedim ve rabbim 4 yıl nasip etti. Edirne’nin neredeyse her köyünden her ilçesine tarlada izimiz olduğu kanaatindeyim. Arkamızda eserler bırakma gayretiyle siyaset anlayışımızı sürdürüyoruz. Bu dönem, Bursa Milletvekili olarak hizmet etsem de, yine gücümün yettiği kadar buradayım.” dedi.

“İpsala Devlet Hastanesi’ni 29 Ekim’de teslim edeceğiz”

Konuşmasının devamında, Uzunköprü’ye bir hastane borcu olduğunu dile getiren Müezzinoğlu, “Uzunköprü’nün hastane ihalesini de bu yılsonu yapacağız. Keşan Devlet Hastanesi’nin de bittiğini gördüm. Ancak İpsala Hastanesi’nin müteahhiti bizi mahcup etti. Fakat 1 Ağustos itibariyle yeni yüklenici firma müteahhit artık teslim aldı. İpsala Devlet Hastanesi’ni 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda İpsalalılara teslim edeceğiz.” şeklinde konuştu.

“16 yıldır, önemli bir icraat hükümeti olduk”

Mehmet Müezzinoğlu, AK Parti olarak, ülkeyi ve milleti kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün felsefesi ile “Büyük Türk Milletine Muhasır medeniyet seviyesinin üzerinden yer yakışır” cümlesini siyasi anlayışlarının felsefesi yaptıklarını ifade ederek, “Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. Yıldönümü olan 2023’te bu ülkeyi, dünya milletleriyle yarışan gelişmiş ve medeni dediğimiz dünyayla bilek güreşi yapabilecek hale taşımayı gayreti içerisindeyiz. 16 yıldır, yollardan tünellere, tünellerden köprülere, köprülerden hava alanlarına, hava alanlarından da farklı dinamikleri Türkiye’ye kazandıran önemli bir icraat hükümeti olduk.” diye konuştu.

“Artık millet ne derse o olacak”

Türkiye’nin bundan sonra daha güçlü, istikrarlı dönemin arifesinde olduğunu söyleyerek sözlerine devam eden Müezzinoğlu, “16 Nisan referandumundan sonra, Türkiye’de artık millet ne derse o olacak. Güç odakları ya da kapalı kapılar arkasında tuzak kuranlar değil, bu ülkenin ve bu milletin kaderine plan yapanlar değil, milletin kendisi merkezde olacak.” dedi.

“Başarılı olamayacaklar”

Konuşmasına, “Büyüyen Türkiye gelecek ama kazanan millet olacaktır.” diyerek, devam eden Müezzinoğlu, şunları söyledi: “Milletin kazandığı her ortam, bu ülkenin ve bu milletin muasır medeniyet seviyesinin o hedefine çok daha güçlü, daha hızlı yürümesini sağlayacaktır. AK Parti olarak, kurulduğumuz günden bugüne kadar hep ‘akıl teri, alın teri’ dedik. Dünyayla yarışacak ne varsa, bu milletin aklı yeter dedik. Bu milletin alın teri bunu karşılar dedik. Milletin bunu yapacak yüreği var dedik. Milletimize inanarak, milletin yüreğine, akılına ve iradesine sırtımızı dayayarak, bugünlere geldik. Bundan sonraki yolculuğumuzda, yine milletimizle birlikte olacaktır. Milli iradeyi merkeze alan, milletin gelecek hayalleri ve umutlarının öncülüğünü yapan bir siyasi anlayışla yarınlara yürüyeceğiz. Bundan sonraki süreçte, ister içerdeki isterse dışarıdaki düşmanlarımız ya da rakiplerimiz, hangi kıskançlığı gösterirlerse göstersinler, tuzakları kurarlarsa kursunlar başarılı olamayacaklar.”

“15 Temmuz süreci…”

15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan hain darbe girişimini hatırlatarak, sözlerine devam eden Mehmet Müezzinoğlu, sözlerine şöyle devam etti: “15 Temmuz’da karanlık bir geceyi, aydınlık bir sabaha dönüştüren bir milletimiz var. Aynı Çanakkale, Dumlupınar ve Sakarya ruhuyla bu milletimiz mücadele etti. 16 Temmuz sabahına 250 şehit, 2 bin 193 gazimizle ve milletimizin yüreğiyle, o hainlere en güçlü dersi verdik. Bundan sonra, bu milletin kaderiyle oynamayı düşünenler o geceyi asla unutmasınlar. Bugün o hainlerin düştü duruma düşmek istemiyorlarsa, akıllarını başlarına toplasınlar. Yoksa, bedeli ağır olur. Bu milletin vicdanı onları zaten idam etti. Fiili idam da, milletin kararı olarak, mecliste göreceğiz.”

“İpsala’daki modern pazaryerini; Keşan’da,

Uzunköprü’de ve Edirne’de göremezsiniz”

İpsala Belediye Başkanı Mehmet Kerman’ın yaptığı çalışmalar hakkında, değerlendirmelerde buluna Müezzinoğlu, Mehmet Kerman kardeşim, kendisine kefil olduğumu dile getirdi. Kendisiyle birlikte siyaset yaptık. Onun başarısı, İpsala’nın ve İpsalalıların başarısı, kazanımı olacaktır. Biz, o kazansın diye değil; İpsala kazansın diye uğraşıyoruz. Bizim derdimiz sadece AK Partili belediyeler kazansın değil. Önce millet kazansın. AK Parti olarak, biz, milletimizi yüreğimizde zaten hissediyoruz. Daha modernini, daha gelişmişini AK Parti olarak, dünyaya gösteriyoruz. Şu modern pazaryerini gidin Keşan’da, Uzunköprü’de ve Edirne’de göremeyeceksiniz. Çünkü bu alın teri ve akıl teri dökmeyi gerektirir. Edirne, Uzunköprü, Keşan belediye başkanlarını ayırmadım ve severim. Onlarda bir destek için geldiklerinde gönlüm ve kapımda hep kendilerine açık olmuştur. Ama ne yazık ki, akıl terlerini ve gönül sızılarını AK Parti’deki kardeşlerim gibi çekip-çekmediklerini seçmenin takdirine bırakıyorum. İpsala’nın girişindeki yol 1 ay, hastane 3 ay içerisinde bitirilecektir. Diğer hizmetlerde hızla gelecektir. Birbirimize daha çok güvenmeli ve daha çok sevmeliyiz.” şeklinde konuştu.

“Hayırlı olmasını diliyorum”

Mehmet Müezzinoğlu sözlerini şöyle tamamladı: “Yeni yapılan pazaryerinin ve 68 işyerinin İpsala’ya hayırlı olmasını diliyorum. Belediye başkanımız ve ekibini kutluyorum. İller Bankası’nın bu ilçelerimize ve beldelerimize daha güçlü destek verdikleri için teşekkür ediyorum.”

Açılış töreninde, ayrıca, Kapalı Pazaryeri inşaatında görevini tamamlayan yüklenici firma, proje kapsamında elde edilen kar miktarından İpsala Belediyesi’ne makam aracı hediye etti. Mehmet Kerman da, emeği geçen Turgut Ferat ile Mehmet Zeki Kafiloğlu’na teşekkür plaketi takdim etti.

Törende daha sonra, İpsala TOKİ’nin 2. Etap çekilişleri gerçekleştirildi. Açılış töreninin sonunda, pilav ayran ikramı yapıldı.

(Fevzi Can DİREK)

YORUM YAZ
Son Eklenenler

“Çeltikte Damla Sulama” üreticilere tanıtıldı

 

Saat 19.00’da başlayan ve İpsala Meslek Yüksekokulu Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen sunuma; Hamzadere Sulama Birliği Başkanı Seçkin Şimşek, İpsala Çeltik Üreticileri Birliği Başkanı Sedat Balcılar, Keşan TSO (Ticaret ve Sanayi Odası) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Helvacıoğlu, İpsala Ziraat Odası Genel Sekreteri Seda Kuzu, bölgedeki ziraat odalarının tarım danışmanları, ziraat mühendisleri ile çeltik üreticileri katıldı.

Keşan Kur Sulama Sistemleri, İpsala Ziraat Odası ve Netafim firmasının ortaklığında gerçekleştirilen sunumda, çeltikte damla sulama ile ilgili merak edilen konular çeltik üreticilerine aktarılırken, “Eğimli arazilerde başarılı ve düşük maliyetli kurulum, hızlı çimlenme ve büyüme, düşük ilaç, gübre, su ve enerji maliyeti, işçilik ve zamandan tasarruf, yabancı ot mücadelesi olmadan doğru zamanda, doğru ilaç, gübre ve su, yüksek verim ve kazanç.” konularında bilgiler verildi.

Damla sulamanın çeltikte kullanımı ve avantajlarıyla ilgili sunumu Netafim firmasının Marmara Temsilcisi Bilimsel Tarım Uzmanı Fuat Gül gerçekleştirdi.

“Daha az kaynak kullanarak daha fazla verim almaya gayret ediyoruz”

Yaklaşık 3 yıldır çeltikte damla sulama sistemi konusunun üzerinde çalışmalar yaptıklarını dile getirerek sözlerine başlayan Gül, “Gün geçtikçe, en değerli kaynağımız olan ‘su’ konusunda büyük sıkıntılar yaşamaya başlıyoruz. Bu yıl, Çanakkale Bölgesi’nin neredeyse yarısında çeltik ekilemedi. Çeltikteki damla sulama uygulaması, duyulmaya başlandı ve beğenildi. Önümüzdeki yıl daha fazla kullanılacağını düşünüyoruz. Türkiye geneline bakıldığında ağırlıklı çeltik üretimi Trakya Bölgesi’nde gerçekleştirildiği için bu konuya önem vermemiz gerektiğini düşünüyoruz. Netafim, dünyada damla sulamayı icat eden bir firmadır. Damlama sulamada, daha az kaynak kullanarak daha fazla verim almaya gayret ediyoruz. Damlama sulama kullanılacak arazi üzerinde çalışmalar yaparak proje geliştiriyoruz.” dedi.

“Hububat mibzeri ile kuru araziye ekim gerçekleştiriliyor”

Fuat Gül, çeltikte damla sulama uygulaması için buğday mibzeri ile kuru araziye ekim yapıldığına dikkat çekerek, “Araziyi, kanola veya pancar eker gibi altını sert bir şekilde işleyerek, hazırlıyoruz. Daha sonra ekim kısmına geçiyoruz. Hububat mibzeri ile kuru araziye ekim gerçekleştiriliyor. Biz bu yıl, çeltik ekimini dönüm başına 12 ile 18 kilo arasında tuttuk. Tabi bu ekim şekline göre değişebilir. Ekilişte tohumların toprağın altına çok inmemesini sağlıyoruz ki tohumlar daha rahat bir şekilde patlayabilsin. Ekim yapıldıktan sonra ilaç atılıyor ve 70 santim aralıklı olarak damla sulama boruları çekiliyor. Çeltikte çimlenme gerçekleştikten sonra sulama programları yapıyoruz. Bu genelde bitkinin ekildiği bölge ve toprağın yapısıyla çok alakalıdır. Sulama programı yaparken, her bitkinin kullanması gereken bir katsayı var ve buna dikkat edilmesi gerekiyor. Bununla bölgedeki buharlaşma oranlarını alıp çarpıyoruz ve bu şekilde bitkinin tüketmesin gereken su miktarı ortaya çıkıyor. Çeltikte damlama sulama kullanıldığı zaman çimlenme biraz daha geç oluyor. Sulama programı yaparken dikkat edilmesi gereken dikkat edilmesi gereken önemli konular var. Çeltikteki damlama sulamada gübre sistemi de önemlidir. Saf olarak dekar başına 15 kilo azot, 5 kilo fosfor ve 5 kilo da potasyum gübresi kullanılabilir.” şeklinde konuştu.

“Çok eğimli arazilerde basınç ayarlı boruların tercih edilmesini öneriyoruz”

Damlama sulamada sisteminin kullanılmasında en büyük artılardan birinin, bitkinin istediği zaman istediği kadar suyu da gübreyi de kullanma şansı olduğunu belirten Gül, sunumunun devamında şunları aktardı: “Çeltik üretimi için arazide tava yapılarak salma sulama yapıldığında ilk başta taban gübresini fazla fazla verip üzerine su salınıyor. Fakat burada ne kadar çözüldüğü, bitkinin ne kadar alabildiği yani ne kadar buharlaşabildiğini bilemiyoruz. Damlama da ise önümüzde takvim belli. Toplamda 15 kilo azot veriyoruz ve bunu parçalayarak her sulamada verme imkanımız var. Daha sonra çiçeklenme başlangıcından bitene kadar potasyum ihtiyacını gidermemiz gerekiyor. Bu da dekara saf olarak 5 kilo şeklinde yapılıyor. Bu yıl çeltikte yaptığımız damlama sulama denemeleri neticesinde çok eğimli arazilerde basınç ayarlı boruların tercih edilmesini öneriyoruz. Fakat arazi düz ise çok fazla eğim yok ise tek yıllık borular kullanabilir.”

“Bitki çok daha sağlıklı bir sap geliştiriyor”

Fuat Gül, sunumuna şöyle devam etti: “Çeltik tavalarında çeltik çıkışı öncesinde bilindiği gibi bir ilaçlama yapılıyor. Fakat görüldüğü gibi atılan ilaçlar suyla birlikte taşındığı için tavaların çıkışlarında problemler yaşatır. Damlama sulamada suyla taşınma olmadığından dolayı traktörde demir tekerlek kullanmadan mısır veya pancar nasıl ilaçlanıyorsa çeltikte öyle ilaçlanabiliyor. Böylece atılan ilaç, istenilen yere düşüyor ve orada kalıyor. Bitkiler, köklerinden suyu, besin maddelerini ve havayı almaları lazım. Çeltik tavalarında su basıldığında su tamamen yukardan baskı yaptığı için toprağın içinde hiçbir şekilde oksijen bırakmıyor. Bu bitki, oksijensiz solunum yapıyor ve yukarı çıktıkça sap devamlı inceliyor. Başak olduktan sonra ise bitki yatmaya başlıyor. Damlama sulama sisteminde, toprak boğulmadığından dolayı bitki çok rahat oksijen, besin maddeleri ve suyu alabiliyor. Bu şekilde bitki çok daha sağlıklı bir sap geliştiriyor. Damlama sulamada çeltiğin boyu sudan kaçmadığı için, normal tavalarda ekilen çeltiğe göre daha kısa oluyor.”

“Damlama sulama sisteminin sıfırdan kurulması dekar başına ortalama 400 TL maliyetle yapılabiliyor”

Çeltikte damlama sulama uygulamasında maliyetler hakkında da bilgi veren Gül, şunları kaydetti: “Arazi kiralarında bayır yerler eğimli yerler her zaman daha düşük maliyetli olur. Damlama sulamada önerdiğimiz arazi biçimleri özellikle eğimli tava olmayan araziler. Bu arazilerde tir çekmenize, tava yapmanıza ve lazer çekmenize gerek yok. Arazi kiralarında damlama sulama için eğimli yerler daha düşük maliyetli olacaktır. Bunun haricinde tava sisteminde toprak işlemek için çok güçlü traktörlere ve ekipmanlara ihtiyaç vardır. Damlama sulamada bu kadar güçlü traktörlere ve ekipmanlara gerek olmadığı için toprak işlemeden de ciddi anlamda kazanç sağlanıyor. Toprağın kendi içinde bir tesviyesi olması yeterlidir. Bunun ardından normal tavaya çeltik ekiminde dekar başına 20-25 kilo arasında tohum kullanıyor. Damlama sulamada mibzerle ekildiğinde eminiz ki ileriki dönemlerde 12 kilonun da altına düşecek. Bu sistem ile tohum bakımından da maliyet düşecektir. Gübreleme maliyetinde de bahsettiğimiz gibi istenilen zaman istenildiği kadar gübre verildiğinden dolayı bu konuda da kesinlikle bir kazanç sağlanacaktır. En büyük maliyetin ilaçta olduğunu düşünüyoruz. Trakya Bölgesi’nde 6-7 kez tarlaya girerek çeltik arazisine ilaç atan çiftçilerimiz oldu. Damlama sulama sisteminde kullanılan ilaçlar çok daha etkili çalışacağından dolayı ilaç yönünden ciddi bir kazanç elde ediliyor. Su konusunda ileriki dönemlerde ciddi sıkıntılar yaşayacağımızı düşünüyoruz. Damlama sulamada, sulama daha az yapıldığı için suyu basmak için kullanılan enerjide büyük tasarruf sağlanacaktır. Örneğin normal tava sulamaya göre 4’te bir oranında daha az su kullanılmışsa 4’te bir oranında daha az elektrik faturası ödeniyor. Yapılan hesaplara göre; damlama sulama sisteminin sıfırdan kurulması dekar başına ortalama 400 TL maliyetle yapılabiliyor. Tabi bunun yarısından fazlası bir yatırımdır. Çünkü buradaki ana malzemeler devamlı elde kalıyor. Her yıl yenilemek zorunda olan tek şey damlama borularıdır. Bu borularda titizliğe göre çok yıllık kullanılabilir.”

“Ruhsatlı olarak kullanılan ilaçların neredeyse yüzde yüzü damlama sulamada daha iyi sonuç veriyor”

Sunumun devamında, damlama sulama sisteminde yabancı otlarla mücadele edilebileceği konusuna katılmadığını belirten İpsala Çeltik Üreticileri Birliği Başkanı Sedat Balcılar’a cevap veren Fuat Gül, “Kullanılan ilaçların hepsi, tavaya atıldığı zaman basılan suyla birlikte yukarı çıkıyor ve tohumun üstünde kalıyor. Damlama sulama sistemiyle ise su çok fazla yukarı çıkmadığı için ilacın etkisi büyük oluyor. Normalde çeltik tavalarında otu suyla boğmaya çalışıyoruz. Damlama sulamada ilaç atılıyor ve atıldığı yerde eşit bir dağılım olarak kalıyor. Şuanda ruhsatlı olarak kullanılan ilaçların neredeyse yüzde yüzü damlama sulamada daha iyi sonuç veriyor. Ot ilaçları ile ilgili hiçbir sıkıntımız yok.” dedi.

Çeltikte damlama sulama sistemini deneyen üretici Uçar: “Damlama sulamayla çeltik ekmeye devam edeceğim”

Toplantıda som olarak, kendi çeltik arazisinde damlama sulama sistemini deneyen üretici Hüseyin Uçar, fikirlerini diğer üreticilere şöyle anlattı: “Biz iki yıldan beri Harman Tarım olarak çeltikte damlama sulamayı deniyoruz. Bu yıl, kendi arazilerimizde 30 dekar alanda bir ekiliş yaptık. Daha sonra Kumdere Köyü yakınlarında bir arazide, buğday biçildikten sonra aynı arazide çeltik ekilişi yaptık. Tabii burada araziyi çok iyi hazırlayamadık ve ilacı çok iyi atamadık. Buna rağmen buradan 450 kilo verim aldık. Geçen yıl başka bir eğimli araziden damlama sulamayla 600 kilo verim aldık. Damlama sulama sistemini merak ettik ve zarar edeceğimizi düşünerek denedik. Ancak sonuca bakıldığında zarar etmedik para kazandık. Damlama sulama ile çeltik ekilir. Ben bundan sonra damlama sulamayla çeltik ekmeye devam edeceğim. Çeltik bitkisi, mısır bitkisine göre daha az su tüketen bir bitkidir. Biz topraklarımızı sürekli çeltik ekerek kirletiyoruz. Damlama sulamada, toprak suyun altında kalmayarak oksijen aldığı için elementlerin parçalanmasından toprak zehirlenmesi ve bitki zehirlenmesi olmuyor. Bu da sürdürülebilir tarımı arttırabilmek için kullanılan bir metottur. Benim tavsiyem; bayır arazilerde teknik konulara hakim olan arkadaşlarla beraber damlama sulamayla çeltik ekimi yapılabilir ve normal arazilerden alınan verim alınabilir.”

Fevzi Can DİREK

Yazıcı: “Devlet, iş kuracaklara ve istihdam yaratacaklara gereken desteği veriyor”

İŞKUR Keşan Hizmet Merkezi Şube Müdürü Mehmet Yazıcı, yaptığı açıklamada; verilen desteklemeler ve girişimcilik programları hakkında bilgilendirmede bulundu.

“Keşan Ticaret ve Sanayi Odası’nın teklifi

üzerine 100 kişilik bir program planladık”

Açıklamasına, “İŞKUR’un aktif iş gücü programları kapsamında, girişimci eğitim programları düzenliyoruz.” diyerek, başlayan Yazıcı, şunları söyledi: “Yüklenici olarak, kamu ve sivil toplum kuruluşları ile odalarla bu programları işbirliği kapsamında yapıyoruz. Keşan Ticaret ve Sanayi Odası’nın teklifi üzerine 100 kişilik bir program planladık. KOSGEB’ten onay aldıktan sonra, 10.11.2017 tarihinde 100 kişilik program açtık. İlk gurubu 20.11.2017-23.11.2017 tarihlerinde, ikinci gurubu 27.11.2017-30.11.2017 tarihlerinde, üçüncü gurubu ise, 04.12.2017-07.12.2017 tarihinde düzenledik. Son gurubun ise, bugün (15.12.2017) mülakatını yapıp, pazartesi günü başlayacaklar ve perşembe günü bitecek. Bugün yapılacak mülakatlarda da, 25 kişi seçilecek.”

“Aranan şartlar…”

“Peki, programlara katılacaklarda aranan şartlar nelerdir?” şeklindeki soruya cevap veren Mehmet Yazıcı, şöyle konuştu: “Başvuruda bulunanların daha önce girişimcilik belgesi alıp-almadığına, kurum mevzuatına uygun olup-olmadığına ve yasaklı olup-olmadığına bakıyoruz. Ayrıca, destek verilecek mesleklerin neler olduğu, sermayesinin olup-olmadığına, iş fikrinin ne olduğuna bakılıyor. 3 kişilik bir komisyonumuz bulunuyor ve başvuruda bulunanlar, mülakata alınarak, değerlendirmelerde bulunuluyor. Bugünkü mülakatlarda, 25 kişi belirleniyor ve 10 kişilik yedek liste belirleniyor. Belirlenen kişilere, eğitim veriliyor. Başvuruda bulunanların belgelerini KOSGEB’e gönderiyoruz. Eğer KOSGEB bunları onaylarsa, ‘belgeye hak kazanan katılımcı belgesi’ diye yazı yazıyor. Bizde katılım belgesini düzenliyoruz. Bu kişilerde, katılım belgesiyle birlikte KOSGEB’e proje hazırladıklarında, desteklemelerden yararlanıyorlar. KOSGEB, 50 bin lira hibe desteği verirken; 100 bin liraya kadar da faizsiz kredi veriyorlar.”

“Devlet, iş kuracaklara ve istihdam

yaratacaklara gereken desteği veriyor”

Girişimcilik programlarına yapılan başvuruların iyi düzeyde olduğunu ifade eden Yazıcı, sözlerine şöyle devam etti: “Bu programlarla ve desteklemelerle, insanlara kendi işlerini kurma imkanı yaratılıyor. Kişi işini kurması durumunda, 50 bin liralık bir destek alabiliyor. Daha sonraki süreçte, işini geliştirmesi durumunda, makine ve ekipman desteği veriliyor. Yeni çalışan alması durumunda, yine destek alabiliyorlar. Kısacası, iş kuracaklara ve istihdam yaratacaklara devlet gereken desteği vermektedir. Devlet yeter ki, üretin ve istihdama katkı sunun diyor. Ayrıca, Cumhurbaşkanımız tarafından istihdam şurasında açıklanan bazı desteklemelerde var. Yakın zaman içersinde bunlarda verilmeye başlanacaktır.”

“Vatandaşımız, destekleme

konusunda yeterli bilgiye sahipler”

“Vatandaş, desteklemeler konusunda yeterli bilgiye sahipler mi?” şeklindeki soruya cevap veren Mehmet Yazıcı, sözlerini şöyle tamamladı: “Birçok vatandaşımız bu konuda bilgiye sahipler. Ancak, bilgisi olmayan vatandaşlarımız KOSGEB’in internet sitesine girerek, bilgi alabilirler. Bu konuda, ilgili odaya giderek bilgi alabilirler.”

(Deniz ÇİL)

Uslu ve Ordu, bütünşehire sıcak bakmıyor..!!

Edirne’nin bütünşehir olması konusunda, herkes düşüncelerini belirtirken; belde belediye başkanları, Edirne’nin bütünşehir olması konusuna sıcak bakmadıklarını dile getiriyor.

Konu hakkında, dün, Beyendik Belediye Başkanı Nuran Uslu ve Yenimuhacir Belediye Başkanı Recep Ordu’nun, görüşlerini aldık.

Uslu: “Vatandaşlar belde

belediyelerin devam etmesinden yana”

Beldede ikamet eden vatandaşların belediyenin kapatılmamasını istediğini belirten Uslu, şunları söyledi: “Vatandaşlar yerinde hizmet almaktan memnun. Daha önce kapatılan belde belediyeleri de var, oraların halkı alışmışlardı belediyeden hizmet alma durumuna. Hükümetin bu konuda çalışması var, hayırlısı ne ise o olsun diyoruz. Vatandaşlar belediyelerin devam etmesinden yana. En ufak bir sıkıntısı ve derdi için yerinde hizmet alabiliyor. Vatandaşlar gerekli hizmeti almak için belediyeye gelerek gerekli birimler ile görüşüyorlar. Hizmete daha hızlı bir şekilde ulaşıyorlar. Mahalle mi olacak yoksa köy mü bilmiyoruz. Ama önemli olan hizmetin nasıl geleceğidir. Daha önceden kapanan belediyelerimiz var. Çamlıca, Mecidiye gibi ve orada yaşayan vatandaşlarımız ‘Kapatılması iyi olmadı bizim için’ diyor. Çalışıyoruz ve kapanmayacak gibi hizmetlerimize devam ediyoruz.”  

Ordu: “Edirne’nin bütünşehir olmaması

burada yaşayan halk için daha avantajlı”

Recep Ordu ise, Edirne’nin bütünşehir olmamasından yana olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Yerinde yönetilmek halk için daha iyi. Tekirdağ Büyükşehir oldu. Orada kapanan belediyelerdeki mağduriyeti herkes görüyor. Edirne’nin bütünşehir olmaması burada yaşayan halk için daha avantajlı. Bütün şehir olmaması yönünde düşünüyorum. Yenimuhacir olarak düşünürsek hizmetin aksamaması gerekli, vatandaşa bugün verilen hizmet verilmez diye düşünüyorum ve vatandaşlar da böyle düşünüyor.”

(Deniz ÇİL)

 

Helvacıoğlu, parkomat uygulamasını değerlendirdi

Keşan TSO (Ticaret ve Sanayi Odası) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Helvacıoğlu yaptığı açıklamada; Keşan’da 1 Aralık 2017 tarihinde başlayan parkomat uygulaması hakkında değerlendirmelerde bulundu.

“Keşan ticaretini artıracak bir sistemdir”

Keşan TSO olarak, Keşan’da başlayan parkomat uygulamasına sıcak baktıklarını belirten Helvacıoğlu, “Keşan’da olması gereken bir uygulamadır ve bunu destekliyoruz. Keşan trafiğinin düzenlenmesinde ciddi bir payının olduğunu görmekteyiz. Bu sadece Keşan’da değil; Türkiye’nin bir çok yerinde ve Avrupa’da uygulandığını görmekteyiz. Bundan ötürü de, bu sistemi destekliyoruz. Keşan’da yapılan bu uygulamada, trafiğin rahatladığını görüyoruz. Trafiğin rahatlamasından öte, Keşan ticaretini artıracak bir sistemdir.” dedi.

“İlk 10 dakikanın ücretsiz olmalı”

Mustafa Helvacıoğlu sözlerine şöyle devam etti: “Belediyemizden ve işletme yapan firmamızdan istediğimiz, ilk 10 dakikanın ücretsiz olması gerekiyor. Esnaftan poğaça, simit, ilaç, peynir, yufka alanları ve mal indirme-bindirme yapanları rahatlatacak bir sistemdir. Bu sistemi gerçekleştirirsek, bu uygulama Keşan’da trafiği rahatlatır, ticareti artırır ve istihdama da, destek olur. Kısacası, Keşan ekonomisine faydası olur.”

“Uygulamayı destekliyoruz”

Parkomat uygulamasındaki abonman sistemi hakkında da, değerlendirmelerde bulunan Helvacıoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Firmanın bir arabaya abonman ücreti olarak, 350 lira istendiğini biliyoruz. İki arabaya 500 lira, beş arabaya ise 1000 lira gibi kademeli bir indirim istiyoruz. Firmalarımızın daha iyi iş yapabilmesi için böyle çalışmalar yapılmasını istiyoruz. Çünkü marketin 5 arabası var ve her biri için 350 lira verildiği düşünüldüğünde, maliyetin çok yüksek seviyede olacağını düşünüyoruz. Bu uygulamayı destekliyoruz ve ticareti artıracaktır. Sistem düzgün şekilde yürüdüğü sürece, bölgemize önemli bir katma değer katacaktır.”

(Deniz ÇİL)      

Yayla Sahili her rüzgarda biraz daha yıkılıyor

 

Yayla Sahili'nin kıyı şeridinde yaşanan tahribat, şiddetli esen her rüzgarda, yükselen dalgaların kıyıdaki evlerin duvarlarına çarpmasıyla biraz daha büyüyor.

Yayla Sahili'nde, Balıkçı Barınağı'nın sahil şeridinde verdiği tahribat, şiddetli rüzgarlar nedeniyle yükselen dalgaların kıyıya vurmasıyla artıyor. Yayla Sahili'nde balıkçı barınağı yapılmadan önce bulunan geniş kumsal, balıkçı barınağının yapılmasıyla yok olurken, bu soruna çare bulunmaması durumunda sıra sahil şeridindeki evlere geleceği söyleniyor. Sahilde, her şiddetli rüzgarda, yükselerek kıyıdaki evlerin duvarlarına çarpan dalgalar, evlerin duvarlarını yıkıyor. Bazı yerlerde, dalgalara önlem olarak yapılan duvarlar da, dalgalara önlem olamazken, sahile inmek için evlerde yapılan bazı merdivenlerin yıkıldığı görüldü. Geçtiğimiz hafta Pazar günü şiddetli rüzgar ile büyüyerek evlerin duvarlarına çarpan dalgalar, yıkımın biraz daha artmasına neden oldu.

"Yıkılacak"

Yayla Sahili'nde evleri bulunan vatandaşlar da, balıkçı barınağı ile ilgili somut bir adım atılması için evlerin yıkılmasının mı beklendiğini sorarak, "Güzelim sahil kayboldu. Yıllardan beri bu manzara ile yaşıyoruz. Turizm bölgesi olarak adlandırılan sahil şeridindeki bu görüntü yakışmıyor." dedi.

İlker GÜREL

 

Tüm Kategoriler

Gündem

Siyaset

Tarım

Bölgesel

Dünya

Ekonomi

Resmi İlan

Spor

Teknoloji

Sponsorlar

250x250