Son Dakika
“Çeltik hasadı, 1 hafta içerisinde sona erecek”12 yaşını dolduran servis araçları 2021'e kadar hizmet verebilecek“Saros Körfezi’nde, yapılaşmanın olması için bakanlıkların 1/100 binlik planları yapması gerekiyor”Keşanlı müzisyen Kirazoğlu, yoluna emin adımlarla ilerliyorAralarında Keşan eski savcısının da bulunduğu 6 hakim ve savcı meslekten ihraç edildiÇevre kirliliği 1 kişiyi yaraladıFETÖ/PDY'den aranan şüpheli göçmen kaçakçılığında yakalandıGege’nin önerisine, AK Parti ve CHP grupları görüş belirtmediMMMBD Keşan Şubesi yönetimi 23. Olağan Genel Kurulu değerlendirdiCumhuriyet Kadınları, İlçe Sağlık Müdürlüğü’nü ziyaret etti
“Solucan gübresi, bitkilerde sağlıklı ve hızlı gelişimi sağlar”

“Solucan gübresi, bitkilerde sağlıklı ve hızlı gelişimi sağlar”

Ziraat Mühendisi ve Rivasol Doğal Solucan Gübresi İşletmesi sahibi Havva Çelik, Keşan’da solucan gübresinin satışına yeni başlandığını ve zaman içerisinde kullanımının artacağının kaydetti.

“Solucan gübresi işine küçük bir bütçeyle başladık”

Ziraat Mühendisi olmasından ötürü solucan gübresinin tarımsal üretimde faydalı olduğunu belirten Çelik, “Keşan’da solucan gübresi satan tek resmi işletmelerden biriyiz. 2015 yılında, bu sektöre adım attığımızda, ‘bu tür işler çok fazla bilinmiyor, başarılı olmak zordur.’ şeklinde eleştiriler yapıldı. Ancak, insan öncelikle başarılı olacağına kendisi inanmalı. İnsan kendisine güvenirse ve inanırsa, başarılı olunamayacak hiçbir şey yoktur. Bu işe küçük bir bütçeyle başladık ve bugün işimizi büyüterek, yolumuza devam ediyoruz. Solucan gübresinin tarımsal faaliyetlerde ne kadar faydalı olduğunu insanlara yavaş yavaş anlattık ve anlatmaya da devam ediyoruz. Yeni bir işe girecek genç arkadaşlarımız, girişimcilik ruhunu ön plana çıkarmalılar ve hiçbir zaman pes etmemeliler. Kendilerini işlerinde sürekli yenileyerek, doğru bildikleri yolda ilerlemeye devam etmeliler. O zaman gerçek başarıya ulaşacaklardır.” şeklinde konuştu.

“Bitkilerde sağlıklı ve hızlı gelişimi sağlar”

Solucan gübresi hakkında da, bilgilendirmede bulunan Havva Çelik, 70 yılı aşkın bir süredir başta ABD olmak üzere, Avrupa’da ve dünyanın birçok gelişmiş tarım ülkesinde her tür meyve, sebze, ağaç ve bitki türlerinin yetiştirilmesinde yaygın olarak, kullanılmakta olan organik bir gübredir. Solucan gübresi, fermente edilmiş ahır gübresi ve bitkisel atıkla beslenen solucanların dışkısından elde edilir.

Solucanların sindirim sisteminde, çok sayıda bitkiye yararlı mikroorganizmalar, azot fikse eden bakteriler, fosfat bakterileri, mikoriza mantarlar, antibiyotik etkisi yaratacak doğal büyüme hormonları, aminoasitler  ve enzimler bulunur. Gübreye geçen bu enzimler ve yoğun bitki besin elementleri bitkilerde sağlıklı ve hızlı gelişim sağlar.” dedi.

“Solucan gübresi, her türlü tarımsal üretimde kullanılabilir”

Çelik, açıklamasına şöyle devam etti: “Solucan gübresinin düzenli kullanılması durumunda toprakta organik madde miktarı artacağından çiftçilerimiz daha az kimyevi gübre kullanım ihtiyacı duyarlar. Solucan gübresi toprağın organik madde muhtevasını arttırdığından toprağın tekstrünü iyileştirir. Azot, fosfor, potasyum gibi bitki besin elementlerini toprakta çözünür hale getirerek bitki tarafından alımını kolaylaştırır. Solucan gübresi toprağın su tutma kapasitesini arttırır, toprakta uzun süre kalır ve beslemeye devam eder. Bu da çiftçimiz için daha az gübre kullanmaya ihtiyaç duyacaktır demektir. Özellikle günümüzde kimyasal gübreyle yorulan, canlılığını yitiren topraklarımızın ıslahını sağlar. Her geçen gün verimini kaybeden topraklar, tüm gelişmiş ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de organik gübre kullanma gereksinimini arttırıyor. Solucan gübresi, her türlü tarımsal üretimde, yeni dikimde, açık alan, örtü altı tarım, bahçe ve balkon sebzeciliğinde, meyvelerde, bahçe çiçeklerinizde ve çim alanlarında kullanılabilir.”

“Solucan gübresini, diğer gübrelerden ayıran özellikler…”

“Solucan gübresini diğer gübre türlerinden ayıran özellikler nelerdir?” şeklindeki soruya cevap veren Havva Çelik, sözlerini şöyle tamamladı: Humik maddelerin hayvansal gübrelerden 8 kata kadar fazla. Nemi uzun süre tutması ve gerektikçe yetiştirilen bitkiye aktarılması ve sulamayı %40 oranında azaltması, ticari anlamda kullanımında diğer gübrelere göre, bir kısıtlama bulunmaması, toprağa uygulanmasının ardından yararlı olan etkilerinin 5 seneye kadar devam etmesi, toprağın rengini koyulaştırıp ısısını arttırması, bitkinin hızlı gelişmesini sağlaması, olgunlaşma sürecini 2-3 haftaya kadar kısaltması olarak sıralayabiliriz. Tarım ve yetiştiricilikte bu maddelerinin öneminin yüksek olması solucan gübresinin kullanımını da arttırmaktadır.”

(Deniz ÇİL)

 

YORUM YAZ
Son Eklenenler

“Çeltik hasadı, 1 hafta içerisinde sona erecek”

İpsala Çeltik Üreticileri Birliği Başkanı Sedat Balcılar yaptığı açıklamada; çeltik hasadının 1 hafta içerisinde sona ereceğini belirtti.

“Bu yıl, hasat döneminde herhangi

bir olumsuzluk yaşanmadı”

İpsala bölgesinde, çeltik hasadının yüzde 80 oranında tamamlandığını belirten Balcılar, “İpsala’da bazı bölgelerde hasat sona ererken, bazı yerlerde hasat devam ediyor. Ama 1 hafta içerisinde çeltik hasadı sona erecektir. Bu yıl, herhangi bir olumsuzluk yaşanmadan sezonu tamamlayacağız. Hasatla ilgili herhangi bir sıkıntı yok. Üreticilerimize hayırlı olmasını diliyorum.” dedi. 

“TMO’nun fiyat açıklaması iyi oldu”

Çeltik fiyatları hakkında da, değerlendirmelerde bulunan Sedat Balcılar, sözlerini şöyle sürdürdü: “TMO, geçen yıl fiyatları kasım ayı içerisinde açıklamıştı. Fiyatların geç açıklanması üreticiler açısından sıkıntı yaratmıştı. TMO’nun bu yıl fiyat açıklaması üretici açısından son derece iyi oldu. Girdi maliyetlerimiz yüksek seviyede ve TMO tarafından düşük bir fiyat açıklandı. Fiyatlar, üreticinin beklentisinin altındaydı. Fakat, geçen yıl luna cinsi çeltiğin kilogramı 2,80 TL iken, TMO fiyat açıklamadığı ve alıcı olmadığı için fiyat 2 TL’ye kadar düşmüştü. Bu yıl, TMO fiyat açıklayıp, 2 gün içerisinde hesaplara paraları yatırması nedeniyle, fiyatlar çok fazla düşüş göstermedi. Dolayısıyla, TMO’nun fiyat açıklaması üretici açısından çok yararlı oldu. Üreticiler olarak, gönül isterdi ki, ortalama yüzde 20 değil; enflasyon oranında bir artış yaşanmasını isterdik.”

“İpsala Belediyesi’nin tarlaların

fiyatlarını artırması bizleri üzdü”

İpsala Belediyesi’nin çeltik tarlalarını çok yüksek seviyede, ihaleye çıkardığını belirten Balcılar sözlerini şöyle tamamladı: “Geçen yıl, dönümü 580 TL’ye ihaleye çıkartılan tarlalar, bu yıl 790 TL’ye ihaleye çıkartılıyor. Yaklaşık yüzde 37 oranında bir artış yaşandığını görüyoruz. 24 Ekim’de belediye ihaleye çıkartacak. Bu artış, piyasada bir domino etkisi yaratacaktır. Diğer yerlerde de, fiyatlar yükselir. Üreticinin kazanmadığı bir süreçte, İpsala Belediyesi’nin tarlaların fiyatlarını artırması bizleri üzdü ve sıkıntıya soktu. Devlet, ürünümüz için bize yıllık yüzde 20 fiyat farkı veriyor ama İpsala Belediyesi yüzde 37 oranında artış yapıyor. Bu durum bizler için kötü oldu.”

(Haber: Deniz ÇİL)

 

12 yaşını dolduran servis araçları 2021'e kadar hizmet verebilecek

Keşan Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Mahmut Demirkan, 12 yaşını dolduran servis araçlarının, önümüzdeki yıl muayeneden geçmiş olmaları şartıyla 1 Temmuz 2021 tarihine kadar okul servisi hizmeti verebileceğini söyledi .

Demirkan, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, servis aracı sahiplerini yakından ilgilendiren bir kararın, Resmi Gazete'de yayımlandığını bildirerek, bu karar göre, içinde bulunulan ve gelecek yıl muayeneden geçmiş olma şartıyla, 12 yaşını doldurmuş olan servis araçlarının 1 Temmuz 2021’e kadar okul sevisi hizmeti verebileceğini kaydetti. Sürenin 2 yıl uzatılmasının, olumlu karşılansa da, bakımları yapılmış, kilometresi düşük, muayeneden başarı ile geçmiş servis araçlarının sırf yaşı nedeniyle değiştirilme zorunluluğunun da gözden geçirilmesi gerektiğine dikkat çeken Mahmut Demirkan, araçların değiştirildiğinde hem esnafa mali yük hem de ekonomiye zarar veren bir durumun gerçekleştiğini de dile getirdi.

"Aracın eskisinden değil, bakımsız olarak trafiğe çıkanından korkulmalı"

Esnafın,  ekonomik daralmanın yaşandığı dönemlerden geçerken okul servisçiliği yapan esnafın, araç yenileme yükünün altına giremediğini vurgulayan Demirkan, "2 yıl da olsa süre uzatımı esnafımızı bir nebze rahatlattı. Fakat bakımı yapılan, kilometresi bile düşük olan araçların yalnızca yaşı nedeniyle değiştirilmesi zorunluluğu da gözden geçirilmeli. Hatta 20 yaş sınırına getirilmelidir. Araçların düzenli bakımı her şeyden önemli. Aracın eskisinden değil, bakımsız olarak trafiğe çıkanından korkulmalı. Eğer bugün servis araçları TÜVTÜRK gibi önemli bir kurum tarafından yapılan muayeneden olumlu not alarak geçmesi önemlidir. Aracın muayenesinden sorun yok ise yaşın önemi o kadar önemi yok. Çünkü bir aracın kullanma süresi 20 yılla sınırlı iken 12 yaşında bu araçların ekonomik ömürlerini doldurmadan hurdaya ayırmak hem araç sahiplerinin ekonomisine hem de ülke ekonomisine büyük kayıptır. Yaşı geçmiş araç yoktur, bakımsız araç vardır." diye konuştu.

"Rant küfesine çomak sokulmuştur"

Sözlerinin son bölümünde, Türkiye genelinde bu tür araçların, 20 yaş sınırına çekilmesini istediklerini belirten Mahmut Demirkan, "Rant küfesine çomak sokulmuştur. Yaş kararları zaten evvelden 20 yıldı. Bu, yeni kararlarla 12+2 olmuştur. Dediğimiz gibi TÜVTÜRK gibi önemli bir kurum tarafından muayeneden olumlu sonuç alan araçlarımız 1 milyon kilometre yapan araçlardır. Kaldı ki 15 yılda 300 bin kilometre yapamadığımız araçları elden çıkartmak zorunda bırakılıyoruz. Zarar ediyoruz. Aynı şekilde araç değişikliğine itilip ikinci el ve sıfır araçlarda 70 bin ile 100 bin borçlanmak zorunda bırakıyoruz. Bizler zengin şirketler grubu değiliz, küçük esnafız. Türkiye genelinde bu mağduriyetimizin tüm araçlarımızda 20 yaş sınırına çekilmesini istiyoruz." şeklinde konuştu.

Haber: İlker GÜREL

 

“Saros Körfezi’nde, yapılaşmanın olması için bakanlıkların 1/100 binlik planları yapması gerekiyor”

Edirne İl Genel Meclisi Başkanı Mehmet Geçmiş yaptığı açıklamada; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yaklaşık 1,5 ay önce yeni turizm gelişim alanlarının belirlendiğini belirterek, “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Turizm Bakanlığı’nın ortaklaşa 1/100 binlik planları çizmesi gerekiyor. Bu planlar hazırlanmalı ki, Edirne İl Özel İdaresi olarak, ilgili alanları imara açalım.” dedi.

“Planlar biran önce çıkmalı ve Saros

Körfezi’ndeki çarpık yapılaşmaya son verilmeli”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yaklaşık 1,5 ay önce yeni turizm gelişim alanlarını belirlediğini ifade eden Geçmiş, “Türkiye’deki tüm turizm gelişim alanlarının sınırları çizildi. Saros Körfezi’nde de, turizm gelişim alanları daraltıldı. Yeni hatlar belirlendi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Turizm Bakanlığı’nın ortaklaşa 1/100 binlik planları çizmesi gerekiyor. Bu planlar hazırlanmalı ki, Edirne İl Özel İdaresi olarak, 1/25 binlik, 1/10 binlik, 1/5 binlik ve 1/1000’lik planları yapıp, oraları imara açacağız. İlgili bakanlıklar, herhangi bir çalışma yapmadığı sürece, bizlerde bu konuda adım atamıyoruz. İl Genel Meclisi’nin Turizm Komisyonu tarafından yapılan çalışmalar neticesinde, Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü ile Turizm İl Müdürlüğü’ne çağrıda bulunduk. 1/100 binlik planların çıkması için biran önce ilgili yazıların yazılması gerektiğini söyledik. Planlar biran önce çıkmalı ve Saros Körfezi’ndeki çarpık yapılaşmaya son verilmesi gerekiyor.” dedi.

“Saros Körfezi, turizmde Trakya’nın göz bebeği konumunda”

Mehmet Geçmiş sözlerini şöyle tamamladı: “Bakanlıklar, ortak şekilde planları yapmaları gerekiyor. Artık, top bakanlıklarda. Geçmişte, turizm gelişim alanlarının sınırları belli değildi. Cumhurbaşkanımız, bu alanları belirledikten sonra, bu bölgedeki alanlar boş kaldı. Buralar artık, turizm alanları değil; yapılaşma alanları olacak. Yapılaşmanın olması içinde planların yapılması gerekiyor. Vatandaş, ev yapacaksa, gerekli planları ellerine verip uygun şekilde inşaatlarını yapabilsinler. Yoksa, kaçak yapılaşma Saros Körfezi’ni talan etti. Vatandaş, yasallara uygun şekilde yapılaşma yapmak istiyor ama planlar olmadığı için yaptıkları yapılar kaçak duruma düşmüş oluyor. Saros Körfezi, turizmde Trakya’nın göz bebeği konumunda. Biz bu işin takipçisiyiz.”

(Haber: Deniz ÇİL)

Keşanlı müzisyen Kirazoğlu, yoluna emin adımlarla ilerliyor

Müzik piyasasına, “Bir Bilet” isimli single ile hızlı bir giriş yapan Keşanlı İldem Kirazoğlu, yoluna emin adımlarla ilerliyor.

Kirazoğlu, ilk single deneyimini, başarıya nasıl ulaştığı hakkında değerlendirmelerde bulundu.

İldem Kirazoğlu kimdir?

İlk single deneyimi ile kendisini tanıdığımız Keşanlı Kirazoğlu, kendisi hakkında şunları söyledi: “Ben İldem Kirazoğlu. 1996 Keşan doğumluyum. İlköğretim ve lise hayatımı Keşan’da tamamladım. Ardından üniversite için Denizli’ye gittim. Lisansımı yeni bitirdim ve Keşan’a döndüm. Müzik, hayatımın içinde hep vardı. Ekonomi okudum. Fakat ekonomi okurken de kafamda müzik vardı. Bir gün bunun hobiden daha fazla anlam ifade ettiğini düşündüm ve gerekli eğitimlerim için bu yöne doğru ilerledim. Sözü Gökhan Şahin’e müziği ve düzenlemesi de Gökhan Sürer’ e ait ‘Bir Bilet’ isimli çalışmama başladım.”

“TRT’de ‘Ben Şarkı Söylersem’ adlı bir yarışmaya katıldım”

Bugüne kadar hangi aşamalardan geçtiğini, ne tür sorunlarla karşılaştığını ve ne tür hayal kırıklıkları yaşadığını ve başarıya nasıl ulaştığını anlatan İldem Kirazoğlu, “Bu süreçte pes ettiğim noktalar oldu. Başarısız oldum. Sonra bir daha başarısız oldum ve yine başarısız oldum. En sonunda başarılı oldum. Başarı hemen olacak bir şey değil. Bunu biliyordum fakat bu kırılma noktalarımda pes etmedim. Yazma yeteneğim de var. Kendime ait bestelerim de var. Bir beste yapıyordum bir aranjöre mail atıyordum. Olumsuz geri dönüşler oluyordu. Hatta ‘Kötü olmuş, hayatınızda başarılar dileriz’ diye geri dönüşler bile geliyordu. Üzülüyordum ama üzülüp içime kapanmıyordum. Aslında kendi şansımı kendim yarattım. Pes etmeyerek, umutsuzluğa düşmeyerek yarattım bu şansı. Hayal kırıklıklarımın beni yok etmesine izin vermedim. Her olumsuz dönüşte bir daha deniyordum. Bir gün bir beste yaptım ve bir aranjöre mail attım. O süreçte TRT’de ‘Ben Şarkı Söylersem’ adlı bir yarışmaya katıldım. İki ayın sonunda bana bir mail geldi. Bir gün bir mail daha attım, ‘Merhaba İldem Hanım ben Gökhan Sürer, iletmiş olduğunuz çalışma ile ilgili görüşmek istiyorum’ yazıyordu. O benim kırılma noktamdı. En büyük şansımdı. İstanbul’a gittim ve oturduk konuştuk. Beraber bir iş yaptık. 6 ay süren bir koşuşturmanın ardından bu iş ortaya çıktı. Çok engelim oldu. Hevesimin kırıldığı çok oldu.” dedi.

“Çok çalışmaları gerekiyor”

Müzikle ilgilenen ama single fikrini bir türlü hayata geçiremeyenlere tavsiyelerde bulunan Kirazoğlu, şunları söyledi: “Öncelikle bu işi hobi için mi yapıyorlar yoksa bir iz bırakmak için mi yapıyorlar? Bu soruyu kendilerine sormalarını tavsiye ederim. Mutlaka engel çıkıyor. Bunu bilmeleri gerekiyor. Çok çalışmaları gerekiyor. Çok çalışmazlarsa da sonsuza dek hobi olarak kalacağını bilmeliler. Hobiyi kötülemiyorum. Hobi, dünyanın en güzel şeyi.”

“Kavga gürültü çıkarırsan, sanatçı olamazsın”

“Sanatçı ve şarkıcı arasındaki farkı nasıl açıklarsınız?” şeklindeki soruya cevap veren İldem Kirazoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Duruş çok önemli. Gündeme gelmek adı altında kavga gürültü çıkarırsan, sanatçı olamazsın. Üretmen gerekiyor. Çok çalışman işine saygı duyman gerekiyor ve duruşunu bozmadan devam etmen gerekiyor. Çok çalışma, emek, üretim, saygı ve duruş oldukça, yıllar da geçince, sanatçı olunabilir.”

“Keşan’ın yetiştirdiği müzisyenleriz”

Yerel yönetime destek çağrısında bulunan Kirazoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Keşan’ın yetiştirdiği müzisyenleriz. Keşan’a yararlı olabilecek etkinliklerde, yerel yönetimden destek bekliyorum. Belediye Başkanımız Mustafa Helvacıoğlu ne düşünür bilemem ama bu destek çağrısını duymasını istiyorum.”

(Haber: Nilüfer ÇELİK)

Aralarında Keşan eski savcısının da bulunduğu 6 hakim ve savcı meslekten ihraç edildi

Aralarında, Keşan Savcısı iken Erzurum Cumhuriyet Savcılığı'na atanan M.A.A.'nın da bulunduğu 6 hakim ve savcı, HSK (Hakimler ve Savcılar Kurulu) Genel Kurulu’nun aldığı karar ile meslekten ihraç edildi.

HSK Genel Kurulu'nca, FETÖ/PDY ile irtibatları nedeniyle daha önce tedbiren görevden uzaklaştırılan 6 hakim ve savcı, meslekten ihraç edildi. Aralarında, FETÖ/PDY'nin haberleşme ağı "ByLock" kullanıcısı olduğu tespit edildiği gerekçesiyle HSK Kanunu'nun 77. maddesi gereğince daha önce görevden uzaklaştırılmasına karar verilen M.A.A.'nın da bulunduğu 6 hakim ve savcının, mesleklerinden ihraç edilmesiyle ilgili Resmi Gazete'de yayımlanan HSK Genel Kurulu kararında; adı geçen hakim ve savcıların, FETÖ ile iltisak ve irtibatlarının olduğu sabit görüldüğünden, "Meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve ayrı ayrı olmak üzere meslekten çıkarılmalarına", 6087 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içerisinde, HSK Genel Kurulu nezdinde yeniden inceleme talebinde bulunulabileceğine "Oy birliği" ile karar verildiği belirtildi.

Haber: Haber MERKEZİ

Tüm Kategoriler

Gündem

Siyaset

Tarım

Bölgesel

Dünya

Ekonomi

Resmi İlan

Spor

Teknoloji

Sponsorlar