Son Dakika
Sulama tesisi yaptırılacaktırAraç kiralama hizmeti alınacaktır (Kırklareli-KLÜ Kayalı Yerleşkesi)Toprak işleme ve arazi hazırlığı hizmeti alınacaktır“İcralar kapılara dayanmaya başladı”TMO-TOBB LİDAŞ alımlara başladıKöşeli, eleştirilerde bulunduÇelik, toprak altı damla sulamanın yararına vurgu yaptı: "Mükemmel bir finansal karar haline getirir"Siğilli bamyasında hasat başladıTartışan kişilerin yanından geçerken bacağından vurulduKeşan’da boş kadrolar için 2 Ağustos’ta kura çekilecek

Kategori : Tarım

Meriç: “Çeltik, üreticiden 1,25-1,35 liraya alınıyor ancak, markette, 6,5 liraya satılıyor..!!”

Keşan Çeltik Üreticileri Birliği Başkanı Mehmet Emin Meriç, çeltik üreticilerinin durumunun her geçen gün kötüye gittiğini belirterek, “TMO’nun çeltikte yaşanan karamsar tabloyu ortadan kaldırması için adım atması gerekiyor. Çeltiğin üreticiye maliyeti, bin 620 liradır. Ancak, çeltik fiyatı şu anda, bin 250-bin 400 lira arasındadır. Fiyatlarda bu şekilde devam ederse, her gün iflaslar artacaktır. Kısacası, üreticinin bu fiyatlarla ayakta kalması mümkün değil. Üreticiler olarak, çalışarak batıyoruz. Bundan ötürü de, TMO’nun en az bin 800 lira gibi bir fiyat açıklaması gerekiyor ki, üretici olarak, rahat bir nefes alalım.” dedi.

:::::::::::::::::::::::::
Keşan Çeltik Üreticileri Birliği Başkanı Mehmet Emin Meriç, dün yaptığı açıklamada; üreticinin durumunun her geçen gün kötüye gittiğini belirterek, TMO (Toprak Mahsulleri Ofisi)’nun artık, fiyatlara müdahale etmesi gerektiğini kaydetti.
“Üreticiler olarak, bu karamsar tablonun
ortadan kalmasını umut içerisinde bekliyoruz”
Çeltik üreticilerinin durumunun her geçen gün kötüye gittiğinin altını çizerek, sözlerine başlayan Meriç, “Bugün itibariyle, piyasada ciddi bir karamsarlık söz konusu. Üreticiler olarak, bu karamsar tablonun ortadan kalmasını umut içerisinde bekliyoruz. Ancak, görünen o ki, umudumuz, umutsuzluğa dönüşmeye başladı. Eğer TMO yaşanan kötü gidişata müdahale etmediği takdirde, Trakya Bölgesi’nde intihar vak’aları devam edecektir. Yaşanan bu durum son derece üzücü bir durumdur. Gidişat bu şekilde devam ederse, üretici gelecek yıllarda ürün ekemez duruma gelecektir.” dedi.
“Hasat dönemi geçmesine rağmen, ofis halen müdahale etmedi”
TMO’nun çeltikte yaşanan karamsar tabloyu ortadan kaldırması için adım atması gerektiğine dikkat çeken Mehmet Emin Meriç, sözlerine şöyle devam etti: “Hasat döneminin üzerinden uzun bir zaman geçmesine rağmen, ofis halen müdahale etmedi. Ofis, neyi bekliyor bilmiyoruz. Üreticinin malı, traktör kasalarında, depolarında ya da dışarda branda altında bekliyor. Çünkü fiyatlar çok düşük seviyelerde ve üretici piyasanın canlanmasını bekliyor.”
“TMO’nun en az bin 800 lira gibi bir fiyat açıklaması gerekiyor”
“Fiyatların düşük olduğundan bahsettiniz. Peki, üretici ne kadara mal ediyor ve şuandaki satış fiyatı nedir?” şeklindeki soruya cevap veren Meriç, şunları söyledi: “Çeltiğin üreticiye maliyeti, bin 620 liradır. Ancak, çeltik fiyatı şu anda, bin 250-bin 400 lira arasındadır. Dolayısıyla, bu fiyatlara üretici malını satması durumunda zarar etme noktasına gelir. Fiyatlarda bu şekilde devam ederse, her gün iflaslar da, artacaktır. Kısacası, üreticinin bu fiyatlarla ayakta kalması mümkün değil. Üreticiler olarak, çalışarak batıyoruz. Bundan ötürü de, TMO’nun en az bin 800 lira gibi bir fiyat açıklaması gerekiyor ki, üretici olarak, rahat bir nefes alalım. Eğer fiyat açıklamazsa ve mevcut fiyatlar devam etmesi durumunda, gelecek yıl kimse ekim yapamaz.” 
“Çeltik, üreticiden kilogramı 1,25-1,35 lira arasında
alınırken; markette aynı ürün kilogramı 6,5 liraya satılıyor”
Çeltik fiyatları her geçen gün düşerken, marketlerdeki fiyatlarda hiçbir değişikliğin yaşanmadığını dile getiren Mehmet Emin Meriç, sözlerine şöyle devam etti: “Çeltik, üreticiden kilogramı 1,25-1,35 lira arasında alınırken; markette aynı ürün kilogramı 6,5 liraya satılıyor. Arada çok ciddi fiyat farkları var. 
Farkın çok fazla olmasını anlamak mümkün değil. Kısacası, piyasayı öldürdüler. Bundan ötürü de, hükümetin kötü gidişata el atması gerekiyor.”
“Sıkıntılı bir süreçten geçiyoruz”
“Üreticinin geçen yıllar ve bu yıl ki, durumları karşılaştığımızda ne tür farklılıklar vardır?” şeklindeki soruya cevap veren Meriç, şöyle konuştu: “2015 yılı, karabasan yılıdır diyebiliriz. Ayçiçeğinde durum böyle. Sadece buğdayda, TMO’nun devreye girmesiyle, üretici rahat bir nefes aldı. Ancak, ayçiçeğinde başlayan sıkıntı, çeltikle devam etti. Çeltik, üreticisinin durumu daha kötü. Çünkü çeltik üreticisi, harman vadeli alışveriş yapıyor. Ekim ayında hasat olduğunda, kasım ayında bunu paraya dönüştüreceğini düşünerek, hareket ediyor. Fakat, mevcut fiyatlara mal satışı yapılması mümkün değildir. Dolayısıyla, sıkıntılı bir süreçten geçiyoruz.”
“İcar fiyatları, her yıl yüzde 10-yüzde 20 artmaktadır”
Mehmet Emin Meriç, “Bazı üreticiler, icar fiyatlarının yüksek olduğunu dile getiriyor. Sizin bu konudaki düşünceniz nedir?” şeklindeki soruya ise, şöyle cevap verdi: “İcar fiyatları yüksek seviyelerde ve her geçen günde artmaktadır. Fiyatlar, her yıl yüzde 10-yüzde 20 artmaktadır. Geçen yıl 350-400 lira olan icar fiyatları, bu yıl 450-500 lira seviyesindedir. İcarla yer alan üreticiler, kara kara düşünüyorlar ve geriye vermeye başladılar. Üreticinin durumu kötüye gidiyor ve Allah yardımcısı olsun diyorum.”
“Hükümetin yaşanan soruna ‘dur!’ demesi lazım”
Meriç, sözlerini şöyle tamamladı: “Çeltik fiyatlarının düşmesi sadece biz, üreticileri değil; yanımızda çalıştırdığımız insanlara yansımaktadır. Üreticiler olarak, yanımızda çalıştırdığımız ve evine ekmek götüren insanlarda var. Eğer biz zarar ettiğimizde, çalışanlarımızda sıkıntıya düşecektir. Bundan ötürü de, hükümetin yaşanan soruna ‘dur!’ demesi lazım.” 

Mehmet Emin Meriç “Ortalama 700 kilo ve üzerinde mahsul almayı bekliyoruz”

 

Keşan Çeltik Üreticileri Birliği Başkanı Mehmet Emin Meriç, yaptığı açıklamada, yaklaşan çeltik hasadıyla ilgili değerlendirmelerde bulunurken, bu yıl çeltikte 1 lira 80 kuruş ile  2 lira arasında bir fiyat beklediklerini söyledi.

Mayıs  ayı itibariyle ilk tohumun toprakla buluştuğu çeltikte, zorlu bekleyiş, kısa süre sonra başlayacak olan hasat dönemiyle sona erecek. Bu yıl havaların da güzel gitmesiyle birlikte çeltik üreticilerinin yüzü gülerken, yüksek verim ve iyi fiyat beklentisi de iyice arttı.

“Bölge olarak Eylül ayının 10’undan itibaren biçerdöverler tarlaya girecek”

Konuyla ilgili konuşan Keşan Çeltik Üreticileri Birliği Başkanı

 

 

Mehmet Emin Meriç’te, Keşan bölgesinde

 ilk hasadın Eylül ayının ikinci haftası itibariyle başlayacağını belirterek; “Allah kjısmet ederse, bu sene biz Keşan bölgesinde, Keşan olarak 10-12 Eylül gibi çeltik hasadına başlayacağız. Sanıyorum İpsala’da bizden birkaç gün önce veya sonra başlayacak. Ama bölge olarak Eylül ayının 10’undan itibaren biçerdöverler tarlaya girecek. Gördüğümüz kadarıyla şu an itibariyle genelde ilaçlamada, uçakların sayesinde başarılı olduk. Bu da verime yansıyacak. Her ne kadar tarlalarda biraz ot görünse de verim olarak bu sene beklediğimiz ürünü alacağız. Eğer ki, bu 10 gün içinde bir hastalık veya yağmur felaketi gelirse, bir şey söyleyemeyiz. Şu an itibariyle görülen bu.” dedi.

“Ortalama 700 kiloluk bir mahsul alınacak diye düşünüyorum”

Hasat hazırlıklılarının başladığını ve bu yıl üreticilerin ortalama 700 kilo ve üzerinde ürün beklediğini aktaran Meriç; “Herkes makinelerini hazırladı, bakımlarını yaptı. Tarlaların bir kısmından suları çekmeye başladılar veya son sularını veriyorlar. Bundan sonra da artık hasada başlanılacak. Beklenti büyük, her sene olduğu gibi büyük umutlarla işin içine giriyoruz.  Beklentilerimiz, 700 kilonun altında olmaması. Ortalama 700 kiloluk bir mahsul alınacak diye düşünüyorum. Bunu Enez ve İpsala’da üreticilerle yaptığım görüşmelerde de doğruladım. Bizim burada fiyat olarak da bir beklentimiz var. Hava sıcaklıklarından dolayı mahsulde bazı yerlerde haşlama yaptı. Şu 10 gün poyraz esmesi, bizleri rahatlattı. Yoksa lodos varken tam hastalık başlamıştır. 1 haftadır bu poyraz esmesi, en azından tane döneminde bize fayda sağladı, bu da verime yansıyacaktır.” şeklinde konuştu.

“1 lira 80 kuruş veya 2 lira arasında bir fiyat bekliyoruz”

Çeltikte bu yıl iyi bir fiyat beklediklerini söyleyen Mehmet Emin Meriç; şunları söyledi: “Fiyat olarak  da beklediğimiz, 1 lira 80 kuruş veya 2 lira arasında bir fiyat bekliyoruz.Bunun altında fiyat açıklandığı takdirde malımızı sattığımızda büyük bir kabus yaşarız. Yine 2 liranın da üzerinde olmaması lazım. Çünkü burada üreticilerin yanı sıra, tüketicileri de düşünmemiz lazım. Çünkü burada 700-800 bin kişi bunun ekimiyle ilgileniyorsa, 80 milyon kişi de bunu tüketiyor. Bu ülkede yaşıyorsak, bu insanımızı da düşünmemiz gerekiyor.

“İthal malın, bizim ürettiğimiz pirinçlere karıştırılmaması gerekiyor”

Mehmet Emin Meriç, sözlerinin devamında ise yaşanan bir sıkıntıdan bahsederek; “En büyük sıkıntılarımızdan bir tanesi de, piyasadaki denetimsizlikten dolayı bizim Osmancık pirinci diye satılan pirincin tamamına ithal edilen pirinçlerin karıştırılması. Hindistan’dan, Pakistan’dan gelen pirinçler, bizim pirinçlerimizle karıştırılıyor. Bu da bizim ürettiğimiz pirincin damak tadını bozuyor. Aslında bu pirinç karıştırılmasa, tedbir alınsa, paketlerin üzerinde nerede üretildiği ve kim tarafından üretildiği yazılsa, bu pirinçler daha düşük fiyata tüketiciye ulaşabilir. Hem de damak tadı farklı olur. O nedenle ithal malın, bizim ürettiğimiz pirinçlere karıştırılmaması gerekiyor.” şeklinde konuştu.

“Devlet bunu isterse, bizim istediğimiz fiyatı çok rahat verebilir”

Beklenilen fiyatın bu yıl üreticiye verilmesi gerektiğini aktaran Meriç; şunları söyledi: “Eğer ki devlet bunu isterse, bizim istediğimiz fiyatı çok rahat verebilir.  Zaten dolarda ciddi bir yükselme söz konusu. Zaten bizim ürettiğimiz kaliteli pirinci, 2 liranın altında bir fiyatla ithal edemezler. O zaman dünyada bu ise bizim pirincimiz de bunun altında gitmemeli. Buğdayda olduğu gibi, dışarıdan 80 kuruşa alınan buğdayın aynı kalitesini, Türkiye’de 60 kuruşa alıyorlar. Burada azcık devlet ithalatla ilgili çalışma yaparsa, bizim pirincimiz bu fiyatı bulur. Fırsatçılara da müsaade edilmemeli. Üreticiler, 60 randımanlı pirincini, 1 lira 80 kuruşla, 2 liranın altında satmasınlar. Bütün üreticilere bunu çok rahat söylüyorum.”

“TMO’nun bize güven vermesi gerekiyor”

TMO’nun müdahale edip etmemesi konusunda da görüş belirten Mehmet Emin Meriç; şöyle konuştu: “TMO 3 yıldır çeltikte fiyat açıklamıyor. Ancak söylenilen, ‘Biz eğer çok aşağı düşerse veya 2 liranın üzerine çıkarsa, müdahale eder fiyat açıklarız’ şeklinde TMO’dan görüş belirtiliyor.  TMO’nun bize bu anlamda bir güven vermesi gerekiyor. BU konuda İpsala’daki çeltik üreticilerimiz Ankara’ya gittiğinde görüşmelerde bulundu. Orada TMO’nun ‘Biz hem üreticiyi, hem tüketiciyi kollamak zorundayız’ dediklerini öğrendik.  TMO özellikle bu sene buğdayda çok doğru bir politika yaptı. Eğer ki TMO o fiyatı açıklamasaydı, buğday fiyatı 60 kuruş, 50 kuruşa kadar düşecekti. Ayçiçeğinde de eğer Trakya Birlik fiyat açıklamasaydı, Ayçiçeği 1 lira 70 kuruştan satılacaktı. Ama fiyat açıklandıktan sonra çiftçi perişan oldu. Trakya topraklarının %65’i ayçiçeği, %35’i de buğday ve çeltik. Ama ayçiçeği eken üreticilerin tamamı perişan. İnşallah bu sıkıntıyı çeltikte yaşamayız.”

Son Eklenenler

Sulama tesisi yaptırılacaktır

Bursa Büyükşehir Belediyesi Bursa Su Ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (BUSKİ), İnegöl İclaliye, Kestanealan, Karakadı, Eskiköy, Soğukdere, Dipsizgöl Grup Mahalleleri Sulama Tesisi Yapımı için ihale düzenleyecek.

Basın İlan Kurumu İlan Portalı ilan.gov.tr internet sitesinde yayınlanan ilana göre;. 15.959 metre kapalı sistem sulama tesisi yapılacak.

İhaleye son teklif verme tarih ve saati  19 Temmuz 2022, 10.00;  e-tekliflerin açılacağı adres ise; Sırameşeler Mah. Avrupa Konseyi Bulvarı No:6/3 B Blok 5. Kat 16190 Acemler-Osmangazi / BURSA adresindeki BUSKİ Genel Müdürlüğü İhale Toplantı Salonu olarak açıklandı.

İlanın detayları için ise internet adresi şöyle; https://www.ilan.gov.tr/ilan/1009029/ihale-duyurulari-yapim-isi-ve-insaat-ihaleleri-sulama-tesisi-yaptirilacaktir

Araç kiralama hizmeti alınacaktır (Kırklareli-KLÜ Kayalı Yerleşkesi)

Kırklareli Üniversitesi Rektörlüğü Yapı İşleri Ve Teknik Daire Başkanlığı, KLÜ Kayalı Yerleşkesi Kazıcı Yükleyici Kepçe Çalıştırılması Hizmet Alımı  için ihale düzenleyecek. 

Basın İlan Kurumu İlan portalı ilan.gov.tr internet sitesinde yayınlanan ilana göre; 330 saat Kırklareli Üniversitesi Kayalı Yerleşkesi sınırları içerisinde Kazıcı Yükleyici Kepçe Çalıştırılacak.

İhaleye son teklif verme tarih ve saati 18 Temmuz 2022, 11.00;  e-tekliflerin açılacağı adres ise; Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı İhale Toplantı Salonu Kırklareli olarak açıklandı.

İlanın detayları için ise internet adresi şöyle; https://www.ilan.gov.tr/ilan/1008045/ihale-duyurulari-hizmet-alim-ihaleleri-arac-kiralama-hizmeti-alinacaktir

Toprak işleme ve arazi hazırlığı hizmeti alınacaktır

Çanakkale Orman Bölge Müdürlüğü, Çan Orman İşletme Müdürlüğü Karadağ - Etili - Bozbelen Orman İşletme Şefliği Endüstriyel Ağaçlandırma Projesi Makinalı Arazi Hazırlığı için ihale düzenleyecek.

Basın ilan kurumu ilan Portalı ilan.gov.tr internet sitesinde yayınlanan ilana göre; 148,22 ha arazi hazırlanacak.

İhaleye son teklif verme tarih ve saati 18 temmuz 2022, 10.00;  e-tekliflerin açılacağı adres ise; Çanakkale Orman Bölge Müdürlüğü İhale Birimi Odası olarak açıklandı.

İlanın detayları için ise internet adresi şöyle; https://www.ilan.gov.tr/ilan/1007902/ihale-duyurulari-hizmet-alim-ihaleleri-toprak-isleme-ve-arazi-hazirligi-hizmeti-alinacaktir

“İcralar kapılara dayanmaya başladı”

Türkiye’de son dönemde vatandaşın bankalara olan borcu her geçen gün artarken, icra dosya sayılarında da, ciddi bir artışın olduğu görülüyor.

Türkiye’de icralık dosya sayısı 23 milyon 790 bin 687 seviyelerinde iken; günlük icra ve iflas dosya sayısının ise, 11 bin 301 olduğu görülüyor.

Öte yandan 17 Haziran itibarıyla, vatandaşın bankalara olan toplam borcunun 1 trilyon 206 milyar TL seviyesine ulaştığı görüldü.

Konuyla ilgili olarak, dün, CHP Edirne Milletvekili Doç. Dr. Okan Gaytancıoğlu’nun görüşlerini aldık.

“Hükümetin ekonomi politikası yanlış”

Hükümetin ekonomi politikasının başından bu yana yanlış olduğunu belirten Gaytancıoğlu, “Beton ekonomisi uyguladılar ve bunu sürdürmeye çalıştılar. Aslında sürdürülebilecek durumda değildi. Biz o zamanda üretim ekonomisine geçilmesini ve Türkiye’nin üretim potansiyelini kullanması gerektiğini söyledik. Üretim ekonomisine geçmesi için bir ülkenin enerji kaynaklarının yüksek olması gerekiyor. Tarım ve imalat sektörü gibi altyapısı olan ülkemizin bu potansiyelini kullanmalı. Geniş ve elverişli tarım topraklarına sahip ülkemize sulama yatırımlarını, teknoloji yatırımlarını yapalım. Türkiye en azından gıda maddelerini ithal etmesin, üretsin. Bu şekilde üretim ekonomisi buradan elde edilen ürünlerle tarıma dayalı sanayi geliştirilsin, Türkiye marka yaratsın dedik. Pamuk üretimini artıralım. Tekstil sektöründeki avantajımızı kullanarak, Türk pamuğunu işleyip, iplik ve kumaş haline getirelim. Dünyada markalaşarak satalım. Türkiye’deki fındığı üretelim ve yabancı tekellere bırakmayalım. Bunu işleyerek, şeker ve çikolata katarak, katma değer yaratarak dünyaya satalım. Çünkü fındığı hammadde olarak sattığımızda 3 milyar dolar kazanılırken, bunu işleyip ve marka haline getirip satanlar 30-40 milyar dolar kazanılıyor. Türkiye ayçiçek, buğday ve çeltik gibi ürünlere sahip bir ülkedir. Bu ürünleri işleyelim. Ayçiçeği ürününü işleyince, yağ sanayinin hammaddesi olur. Bitkisel yağ sanayi kendine gelir. İşlendikten sonra çıkan küspesi yem olarak değerlendirilir. Yemdeki fiyatların artışını görüyoruz. Bir çuval yem 400 TL olmuş. Bu sürdürülebilir bir durum değildir.” dedi.

“Her 100 vatandaştan 95’i borçlu”

Okan Gaytancıoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye üretim ekonomisine girmedi ve istihdamda yaratılamamış oldu. İstihdam yaratılamadığı için, çiftçide para olmadığı için bu durum esnafı etkiledi. Esnaf, dar gelirli ve emekliler toplumun çok geniş bir kesimini oluşturuyor. İş yapamayan insanlar, borçlarını ödeyememeye başladılar ve icralar kapılara dayanmaya başladı. Türkiye’de şuanda, 24 milyona yakın icra dosyası var. Dolayısıyla, Türkiye nüfusunun yaklaşık 3’te 1’i icralık durumdadır. Türkiye daha öncede krizler yaşadı. Örneğin 5 Nisan 1994’te alınan kararlarda, icralar yaşandı. Ama o zaman vatandaş, her 100 vatandaştan 5’i bankalara borçluydu. Şuanda, her 100 vatandaştan 95’i borçlu durumda. Bankalara, icra şirketlerine borçlu. Artık, bir çok yerde kredi kartı dahi kullanılmıyor. Senetle alışveriş yapılıyor ve ticaret durma noktasına geldi. Esnaf, vergisini ve sigorta primini ödeyememiş, dükkanına mal alamamış, sattığını yerine koyamamış. İnsanlar, elektrik ve doğal gaz borcunu ödeyemediği için kapanmış. Türkiye’de, 4,5 milyon abonenin elektriği kesilmiş. İnsanlar yaşamlarını sürdürmek için borçlanıyorlar, kredi kartlarının son limitlerine kadar kullanıyorlar. Borçlu ve üretmeyen bir ülke, günü birlik politikalarla nasıl yönetilsin? Merkez Bankası faizlerinin %14 olduğu bir ortamda, kur korumalı mevduata %17,5 artı dövizdeki artışı ödemeyi taahhüt eden ekonomi işin içerisinden çıkamıyor. Çünkü dövizdeki artışı durduramıyor.”

“Kötü yönetiliyoruz”

Gaytancıoğlu sözlerini şöyle tamamladı: “Türkiye’de ihracat yaparak, sıkıntılarından çıkılacağı ifade ediliyor. Ama ihraç edilen ürünlerin %85’inin hammaddesini ithal edip, işlendikten sonra satılıyor. Biz, buğday ithal ediyoruz ama un ihraç ediyoruz. 3 milyar dolara yakın buğday ithal ediliyor ama 800 milyon dolarlık un ihraç ediliyor. Türkiye ithal etmese, kendisi üretim yapsa ve dünyaya satış yapsa, biz bununla övünürüz. Ayrıca, güneşin avantajlarını kullanamıyoruz. AKP’nin artık yolun sonuna geldi. Türkiye yeni bir seçimle, yeni bir ekonomik modelle yoluna devam edecektir. Güçlü bir ülkeyiz ama kötü yönetiliyoruz.”

(Haber: Deniz ÇİL)

TMO-TOBB LİDAŞ alımlara başladı

Keşan Ziraat Odası Başkanı Hasan Şen, TMO-TOBB LİDAŞ Keşan Şubesi'nin alımlara başladığını bildirirken, bölgesel yağışların hasadı yavaşlattığını söyledi.

Şen, sözlerine ÇKS (Çiftçi Kayıt Sistemi) başvurularıyla ilgili çiftçilere önemli bir hatırlatmada bulunarak başladı. ÇKS başvurularının 30 Haziran 2022 tarihi mesai bitiminde sona ereceğinin altını çizen Hasan Şen, çiftçilerin mağdur duruma düşmeleri adına başvurularını bu tarihe kadar tamamlaması gerektiğini söyledi.

"Bölgesel yağışlar duruma etki ediyor"

Sözlerinin devamında, bölgesel yağışların sürdüğü Keşan bölgesinde yağış olmayan bölgelerdeki hububatların hasadına devam edildiğini ifade eden Şen, "Örneğin, bir bölgemizde 3 gündür yağış olması nedeniyle o bölgedeki buğday hasat edilemiyor. Bölgemizde hasat böylece başlamış olurken, TMO-TOBB LİDAŞ Keşan Şubesi de alıma başlamış oldu. Hasadın ilk günlerinde TMO-TOBB LİDAŞ Keşan Şubesi'nde çok fazla bir yoğunluk bulunmuyor. Bölgesel yağışlar da bu duruma etki ediyor. Şuana kadar TMO-TOBB LİDAŞ Keşan Şubesi'ne götürülen ürünlere devletin açıkladığı fiyatın verildiğini öğrendik. Bu fiyata ilave olarak verileceği açıklanan 1000 TL/Ton priminin de Eylül ayı gibi verilmesi bekleniyor. Üreticilerimiz ürünlerini ister emanete veriyor, isterse TMO'ya direk satışını yapabiliyor. Satış yapılması durumunda TMO yaklaşık 10 günlük bir süre içerisinde parayı çiftçilerin hesabına yatırıyor. İpsala bölgesinde de fiyatların devletin açıkladığı fiyatlarda olduğunu öğreniyoruz." dedi.

"Bölgemizin yüzde 80'i 2. grup ekmeklik buğday ekimini gerçekleştiriyor"

Buğday verimleri ile ilgili bir bilgi vermenin mümkün olmayacağını, ancak şuana kadar hasadı yapılan alanlarda ortalama 400-500 kg aralığında olduğu yönünde bilgi altıklarını kaydeden Hasan Şen, "Bu da inşallah çiftçilerimizi memnun eder. Bilindiği gibi maliyet hesaplaması yaparken ortalama 400 kg verim üzerinden hesaplama yapılıyor. Bölgemizin yüzde 80'i 2. grup ekmeklik buğday ekimini gerçekleştiriyor. 1. grup ekmeklik buğdayı eken çiftçilerimiz az. Bunun nedeni de verim kaybı yaşamalarıdır. Birkaç gün daha yağmur gösteriyor. Sonrasında ise yağış ile ilgili bir bilgi yok. Zaten rutubetli bir buğdayı hiçbir çiftçimiz biçip de TMO'dan geri dönmek istemez. Sonuçta bu ürünü kurutmak çok zordur. Ürünün arazide kuruması daha doğru olacaktır. Üreticilerimiz de bu konuya dikkat ederlerse daha iyi olacaktır. Böylece ürünlerini ister TMO'ya ister tüccara daha sağlıklı götüreceklerdir. Bölge çiftçimizin kaliteli ürün yetiştirdiğinin de bilindiğini dile getirmek lazım." diye konuştu.

Haber: İlker GÜREL

 

Tüm Kategoriler

Gündem

Siyaset

Tarım

Bölgesel

Dünya

Ekonomi

Resmi İlan

Spor

Teknoloji

Sponsorlar