Prim desteklerinin ödenmediğine dikkat çeken şen yetkililere seslendi: “Lütfen üretici için de bir şeyler yapın”

Keşan Ziraat Odası Başkanı Hasan Şen, buğday prim desteklerinin hala yatırılmamasıyla ilgili eleştirilerde bulunurken, buğdayın satıldığı zaman ile şimdiki mazot fiyatını kıyaslayıp, ödenecek prim ya da desteklerin zaten enflasyon farkına yenildiğini söyledi.

Şen, yaz aylarında hasat edildikten sonra çiftçilerin sattığı buğday ve arpalara ait prim desteklerinin bir bölümünün hala ödenmemiş olmasının, çiftçiler tarafından eleştirildiğini söyledi. Bu yöndeki beklentilerin hala karşılaşmayışı sonrasında, buğday ve arpa fiyatları belirlenirken, hükümetin prim desteğinin de biran önce ödeneceği yönündeki açıklamaların hatırlatıldığını ifade eden Hasan Şen, “Fiyat açıklanırken bu prim de üzerine koyularak beyan edilmişti. meritbet

2024’den 2025’in ilk ayının ortalarına geldik. Bu süreçte prim desteğimizin icmallerin askıya çıktıktan sonra belli bir süre içinde ödendiği önce ki yıllarda gözükmekteydi. Ancak şuanda geçen 6 aylık bir süreç içerisinde bu ürünlerin prim desteğinin ödenmediği gözlemlenmekte. Üreticilerimiz, bu konudaki serzenişlerinde haklılar. Çünkü ülkemizde bir enflasyon var. Dolayısıyla enflasyonist ortamda üreticinin girdi maliyetleri ele alındığında, o günkü şartlar ve bugünkü şartlar arasında büyük farklılık var. Üreticimizin şuan en çok paraya ihtiyacı olduğu zaman. Çünkü üretici şuanda gübresini, ilacını alacak. Bu destekler, ülke ekonomisine tekrar geri dönmüş olacak. Ancak bu paranın akıbetinin ne olduğunu yetkililerden öğrenmek istiyoruz.” dedi.

“Üretici destekleri zamanında alsaydı zamlarda bu kadar etkilenmeyecekti”

Üreticilerin girdi maliyetlerinin eridiği ortamda, desteklerin ödenmesinde geç kalındığını yineleyerek, destekler zamanında ödenmiş olsaydı, üreticilerin gübre, ilaç ve mazotunu alıp zamlardan etkilenmeyeceğini dile getiren Şen, “Görüyoruz ki her gün geçtikçe gübre, mazot fiyatları altın gibi oldu her gün fiyatının çıktığı gözlemlenmekte. Biz de çiftçilerin sesi olarak seslenmek istiyoruz. Yetkililerin bu konuda açıklamalarını bekliyoruz. 6 ay geçen sürede bu ürün prim destekleri neden ödenmedi ? Gübre, mazot destekleri zaten kuşa döndü. 2024’ün desteği, 2025 yılının içerisine girmiş olmamıza rağmen hala ödenmedi. Bütün fedakarlığı hep çiftçi mi yapacak? 1. sınıf ekmeklik buğdayın fiyatı 9 bin 250 TL olarak açıklanmış, buğday prim desteği de bin 750 TL olarak açıklanmıştı. Geçtiğimiz yıl Ağustos ayında 14 bin TL olan gübre, şuan 18 bin 500 TL, Ağustos ayında 43 TL olan mazot ise şuan 49 TL’ye dayandı.” diye konuştu.

“Bunu siyasi olarak görmeyip üreticilerin sesi olmalarını rica ediyoruz”

Yetkililerin, çiftçileri dinlemesi ve çiftçilerin sesi olması çağrısında bulunan Hasan Şen, “Genel başkanımızın ‘Zamanında ödenmeyen destek, destek değildir’ sözü var. Bugün ayçiçeği tohumu 10 bin TL civarında. Yarın ödenecek bu desteklerle bir çuval tohum alamayacak olan üreticilerimiz var. Daha önceden de dile getirdiğim gibi küçük çiftçi bitiyor. Yetkililer lütfen çiftçilerin sesini dinlesin. Sadece kendiniz için değil çiftçiler içi de bağırın. Lütfen üretici için de bir şeyler yapın. Bunu siyasi olarak görmeyip üreticilerin sesi olmalarını rica ediyoruz.” şeklinde konuştu.

“Sadece biz çiftçiler değil, tüm toplumun bir nebze bazı sorunlarını unutarak birkaç gün geçirdiğini görüyoruz”

Bölgede meydana gelen kar yağışının, üretim açısından sevindirici bir gelişme olduğuna da değinen Şen, şunları söyledi; “Bu şekilde bir kar yağışını bölgemizde son 6-7 yıldır görmemiştik. Dolayısıyla bu biz üreticileri memnun etti diyebiliriz. Üretici açısından kurak bir kış geçiriyorduk. Bunun belirtilerini son 3-4 yıldır görüyorduk. Bu kar yağışı bölgemiz açısından memnunluk yarattı. Sadece bölge çiftçisi açısından değil tüm halkımız tarafından memnuniyetle karşılandı. Sosyal medya üzerinden bakarsanız insanların mutluluğu, yüzündeki şefkati göreceksiniz. İnsanlar bu ortamı özlemiş ki değişik aktivitelerle memnuniyetlerini yerine getiriyorlar. Sadece biz çiftçiler değil, tüm toplumun bir nebze bazı sorunlarını unutarak birkaç gün geçirdiğini görüyoruz. İlk önce üreticilerimiz açısından çok olumlu bir iklim olarak seyrediyor. İnşallah Nisan, Mayıs ayları da yağışlı bir şekilde devam eder. Sadece kışlık bitkiler için değil yazlık bitkilerimiz için de yağışa ihtiyacımız var. Barajlarımız, göletlerimizde, dere yataklarında su akışını yavaş yavaş görmekteyiz. Bence yeterli değil ama inşallah ilerleyen zamanlarda yağışlı, mevsim normallerinde bir iklim yaşarız. Üreticilerimiz 2022, 2023, 2024 yıllarından kuraklığı hissettiler. Zaman geldi göletlerimizde su kalmadı. Özlem duyduğumuz bir karın yağması ve bunun bir hafta gibi bir sürede yavaş yavaş erimesi toplumumuz açısından çok olumlu geçti diyebiliriz.”

Haber: İlker GÜREL