Keşan Emek ve Demokrasi Platformu, “Özgür basın susturulamaz, halkın iradesine kayyım atanamaz” sloganıyla Alparslan Türkeş Meydanı’nda eylem yaparken, platform adına basın açıklamasını yapan Tüm Emeklilerin Sendikası (TES) Keşan Şube Başkanı Ahmet Erkan, basın özgürlüğünün, yalnızca gazetecilerin değil, toplumun tamamının hakkı olduğunu söyledi.
Keşan Emek ve Demokrasi Platformu tarafından “Özgür basın susturulamaz. Baskıya; kayyıma hayır!” başlığı ile gerçekleştirilen basın açıklamasına, Keşan’daki bazı siyasi partilerin başkanları ve temsilcileri ile STK’ların başkan ve temsilcileri katıldı. Eylemde platform adına basın açıklamasını TES Keşan Şube Başkanı Ahmet Erkan yaptı.
“Basın özgürlüğü, yalnızca gazetecilerin değil, toplumun tamamının hakkıdır”
Yalnızca basın özgürlüğüne yönelik müdahalelere karşı seslerini yükseltmek için değil; ülkede giderek derinleştiğini söylediği hukuksuzluğa, ekonomik adaletsizliğe, demokratik haklara yönelik baskılara ve halkın iradesinin yok sayılmasına karşı ortak mücadelelerini büyütmek için bir arada olduklarını belirten Erkan, “Ülkemiz, emeğiyle geçinen milyonlarca insanın yoksullaştığı, gelir eşitsizliğinin derinleştiği, hukuk devletine ve demokratik kurumlara duyulan güvenin aşındığı bir dönemden geçiyor. İşçiler, kamu emekçileri, emekliler ve gençler geçim sıkıntısıyla boğuşurken kamu kaynaklarının kullanımı ve kamuoyuna yansıyan fon vurgunu iddiaları, şeffaflık ve hesap verebilirlik ihtiyacını bir kez daha gündeme getiriyor. Kamu kaynakları halkındır! Bu kaynakların nasıl kullanıldığı açıklanmalı, bütün usulsüzlük iddiaları bağımsız ve etkili biçimde araştırılmalı, sorumlular hukuk önünde hesap vermelidir. Gerçeklerin ortaya çıkarılması, basının ve toplumun susturulmasıyla değil, özgürce araştırma ve denetim hakkının güvence altına alınmasıyla mümkündür. Basın özgürlüğü, yalnızca gazetecilerin değil, toplumun tamamının hakkıdır. Halkın haber alma hakkı; sansürle, erişim engelleriyle, ekonomik baskılarla ve yayın kuruluşlarının bağımsızlığını zedeleyen müdahalelerle sınırlandırılamaz. Halk TV’ye yönelik kayyım ve yönetim müdahalesi bu açıdan değerlendirilmelidir. Her türlü iddia hukuk çerçevesinde araştırılmalı; ancak soruşturmalar basın özgürlüğünü ortadan kaldırmanın veya yayın bağımsızlığını zayıflatmanın aracı hâline getirilmemelidir. Gazetecilik suç değildir! Gerçekleri öğrenmek halkın hakkıdır! Özgür basın susturulamaz!” dedi.
“Demokratik yönetimin güvencesi; bağımsız yargı, adil yargılanma hakkı ve halkın iradesine saygıdır”
Kayyım politikalarının, halkın demokratik iradesini zedeleyen uygulamalar olduğunu savunan Erkan, “Seçilmiş yerel yönetimlere yönelik müdahaleler, halkın sandıkta ortaya koyduğu iradenin etkisizleştirilmesi sonucunu doğurmaktadır. Demokratik yönetimin güvencesi; bağımsız yargı, adil yargılanma hakkı ve halkın iradesine saygıdır. Hukuk, siyasi hesaplaşmaların değil, adaletin aracı olmalıdır. Basına yönelik baskılar, kayyım uygulamaları ve yargının bağımsızlığına ilişkin kaygılar birbirinden kopuk sorunlar değildir. Bunların ortak noktası, demokratik denetimin ve toplumsal katılımın zayıflatılmasıdır. Bu tablonun ekonomik sonuçlarını da hep birlikte yaşıyoruz. Derinleşen yoksulluk, artan yaşam maliyetleri ve kamusal hizmetlerdeki eşitsizlikler, toplumun geniş kesimlerini etkiliyor. Eğitimde, sağlıkta ve sosyal hizmetlerde kamusal sorumluluk güçlendirilmeli; kaynaklar ayrıcalıklı kesimlerin çıkarlarına değil, toplumun ortak ihtiyaçlarına göre yöneltilmelidir. Bizler, Keşan Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri olarak özgürlüğün, eşitliğin, laikliğin, barışın, sosyal adaletin ve hukukun üstünlüğünün birbirinden ayrılamayacağını biliyoruz. Mücadelemiz; emeğin hakkını, kadınların ve çocukların haklarını, özgür basını, demokratik örgütlenmeyi, laik ve bilimsel eğitimi, bağımsız yargıyı ve halkın söz ve karar hakkını savunma mücadelesidir. Bu mücadele, hiçbir siyasi yapının tek başına yürütebileceği bir mücadele değildir. Sendikaların, meslek örgütlerinin, demokratik kitle örgütlerinin, siyasi yapıların ve tüm duyarlı yurttaşların ortak sorumluluğudur. Farklılıklarımızı koruyarak ortak taleplerimiz etrafında buluşmalı; birbirimizin mücadelesini sahiplenmeli, dayanışmayı büyütmeli ve demokratik haklarımızı birlikte savunmalıyız. Çünkü birimizin özgürlüğüne yönelik saldırı hepimizin özgürlüğünü, birimizin hakkına yönelik ihlal hepimizin geleceğini ilgilendirir. Buradan bütün Keşan halkına çağrımızdır: Sessizliğe ve umutsuzluğa teslim olmayalım! Hukuksuzluğa karşı adaleti, baskıya karşı özgürlüğü, sömürüye karşı emeği, ayrışmaya karşı dayanışmayı birlikte savunalım. Özgür basın susturulamaz! Halkın iradesine dokunulamaz! Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz!” ifadelerine yer verdi. Kalabalık basın açıklamasının ardından dağıldı.
Haber: Haber MERKEZİ
