SOL Parti Keşan İlçe Başkanı Ali Erol Durmaz, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO)’nun açıkladığı 2024 yılı hububat alım fiyatları ile ilgili yazılı açıklama yaptı.
Durmaz, TMO’nun açıkladığı arpa ve buğday fiyatları ile ilgili yaptığı yazılı açıklamada, “Buğday fiyatları açıklanmasına açıklandı ama gel gör ki fiyatların açıklanmasında ne bakan televizyonlarda arzı endam etti ne kadim müjdecimiz ortalıkta gözüktü. Buğday fiyat açıklamaları konusunda hükümet cenahı sırra kadem basmıştı, ara ki bulasın. Bugün için TMO’nun açıkladığı hububat alım fiyatlarının anlamı; çiftçilere ‘Üretimden Vazgeçin!’ demektir. 2024 hububat alım fiyatları ton başına; makarnalık buğdayda 10 bin TL, ekmeklik buğdayda 9.250 TL, arpada 7.250 TL olarak açıklandı. ÇKS kaydı olan üreticilere buğday için ton başına 1.750 TL, arpa için de ton başına 750 TL destek ödemesi yapılacağı söyleniyor. Oysa Türkiye Ziraat Odaları Birliği nisan ayı sonunda buğdayın üretim maliyetini 10,87 TL olduğunu kamuoyu ile paylaşmıştı. Diğer yandan TMO’ ya verilen ürünlerin parası da peşin olarak değil, 45 gün içinde ödenecektir. Kredi kullanmış olan çiftçiler kredi faizi ödemeye devam ederken, sattıkları buğdayın geciken ödemeleri için kendilerine faiz ödenmeyecektir. Buda; ‘Ey çiftçi, ürününü TMO’ya değil git tüccara, sanayiciye sat’ demektir. 2023 Mayıs ile 2024 Mayıs aralığında girdi fiyatlarına gelince; Amonyum sülfat (%21) gübresi, yüzde 56,4 oranında, CAN (%26) gübresi, yüzde 32,2 oranında, ÜRE gübresi, yüzde 35,6 oranında, DAP gübresi, yüzde 30,1 oranında, 20.20.0 gübresi, yüzde 29,4 oranında arttı. Bir diğer önemli girdi olan mazotun litre fiyatı 2023 Mayıs‐2024 Mayıs aralığında tam yüzde 109 oranında zamlandı. İlaç fiyatı yüzde 66 civarında zam gördü. Ülkede gerçekleşen enflasyonu ise yüzde 75 oldu. Oysa Buğday taban fiyatındaki artış %12, arpada ise %4 yakın. Memleket olarak 2022 yılında 8.9 milyon ton, 2023 yılında 11.9 milyon ton buğday ithalat ettik. Yani ithalat her yıl artıyor. Buna çözüm üretmek için parmağını oynatmayan hükümet, her yıl buğdaya daha fazla döviz ayırmak zorunda kalıyor. Buğday ithalatına 2023 yılında ödenen miktar 3,5 milyar dolar. Bunun TL karşılığı yaklaşık olarak 79 milyardır. Oysa aynı yıl (2023) tarımın tümünün desteklenmesi için bütçeden ayrılan pay 63,3 milyar TL düzeyinde kaldı. Gerek kamunun elindeki gerekse özel sektördeki buğday depoları ithalatla ve geçen yıldan kalan buğdaylarla doldurulmuştur. Geçen yıldan yaklaşık 7 milyon ton buğday depolardadır. Yaklaşık 3 milyon ton buğdayda 2024 yılında ithal edilmiştir. AKP –MHP iktidarı buğday ithalatını Ocak ayında yasaklamış olsaydı şuan depolarda üç milyon ton buğday eksik olacaktı. Ama iktidar buğday ithalatını yeni yeni yasaklamaktadır. Amerikan Tarım Bakanlığı verilerine göre buğday ithalatı yapan ülkeler sıralamasında Türkiye 4. sıradadır. Uygulanan tarım politikaları ile buğday, arpa, nohut gibi birçok hububat ürününün anavatanı olan ülkemizin gıda sistemi hızla şirketlerin kontrolüne girmekte, çiftçiler üretimden kopartılmaktadır. Uluslararası serbest piyasaya bırakılmış hububat fiyatları, hileli sübvansiyonlu tekel fiyatlarıyla üreticileri yok etmektedir. ‘Kara gün dostu’ olan TMO, AKP iktidarı döneminde çiftçiler lehine piyasaya müdahale etme özelliğini tamamen yitirmiş, buğdayda olduğu gibi bir çok üründe de şirketlerin önünü açan bir rol oynamaktadır. DTÖ kararlarıyla uygulanan neoliberal tarım politikalar tüm dünyadaki tarımsal sistemi yeniden dizayn edilmekte, ülkelerin hükümetleri de onların isteklerine uygun hareket etmektedir. Avrupa ve Dünya’nın farklı bir çok ülkesinde büyük ve küçük bütün çiftçilerin ortaklaşabildikleri tek konu kendi ülkelerinin ithalat temelli tarım politikalarına karşı çıkmaktır. Bu nedenle Dünyanın bütün caddeleri, sokakları öfkeli çiftçilerle dolmaktadır. SOL Parti olarak diyoruz ki; Açıklanan buğday fiyatları derhal revize edilmelidir. Ürün fiyatları enflasyon göz önüne alınarak maliyet artı yüzde 25 kar oranı ve refah payı konularak hesaplanmalıdır. Uluslararası serbest piyasada belirlenmiş fiyatlarla, ürünün gerçek fiyatı arasındaki fark üreticilere ayrıca fark olarak ödenmelidir.
Küçük çiftçilerin ve köylülerin buğday üretemez duruma düşürülmesine karşı çıkılmalıdır. Küçük çiftçilerin üretemez duruma getirilmesi halkın elinden ekmeğinin alınması, açlıkla karşı karşıya getirilmesi demektir. Üreticilerin söz ve karar sahibi olduğu demokratik bir tarım programı oluşturulmalıdır. Tarım üreticilerinin tek çıkış yolu örgütlü mücadeledir. İthalat değil, üretim , başka çıkış yolumuz yok. Ülke olarak gıda krizi yaşamak, açlıkla karşı karşıya kalmak istemiyorsak, halkın gıda sistemi olan ‘Gıda Egemenliği’ mücadelesini hep birlikte yükseltmeliyiz. TMO asli görevine dönmelidir.” dedi.
Haber MERKEZİ
Evde yapılan incelemede uyuşturucu ve tabanca ele geçirildi
1
Karısına ve kayınpederine ateş açan adam başından vurulmuş halde bulundu
127964 kez okundu
2
Mecidiye’de feci kaza: 2 ölü
84322 kez okundu
3
Güzellik merkezinin camlarına kurşun sıktılar
53823 kez okundu
4
İki otomobilin çarpıştığı kazada 1 kişi hayatını kaybetti 1 kişi de yaralandı
38107 kez okundu
5
Bakanlık tatil dönüşünde kamyon, çekici ve tankerler ile ilgili karar aldı
26480 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.