deneme bonusu evden eve nakliyat bonus veren bahis siteleri bahis siteleri popüler casino siteleri ofis taşıma parça eşya taşıma evden eve nakliyat nakliyat
DOLAR

47,0012$% 0.01

EURO

53,6793% -0.04

STERLİN

63,0248£% 0

GRAM ALTIN

6.149,41%-1,22

ÇEYREK ALTIN

10.093,00%-1,19

TAM ALTIN

40.141,00%-1,21

ONS

4.073,64%-1,13

BİST100

14.321,19%1,53

BİTCOİN

฿%

LİTECOİN

Ł%

ETHEREUM

Ξ%

RİPPLE

%

TETHER

$%

Edirne PARÇALI BULUTLU 29°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Güncellenme - Ocak 26, 2026 05:22
Yayınlanma - Ocak 26, 2026 05:22

Uğur Mumcu, ölümünün 33. yılında anıldı

ad826x90
ad826x90

Ankara’daki evinin önünde uğradığı bombalı saldırı sonucu hayatını kaybeden gazeteci/yazar Uğur Mumcu, ölümünün 33. yıldönümünde Keşan’da düzenlenen törenle anıldı.

ADD (Atatürkçü Düşünce Derneği) Keşan Şubesi tarafından düzenlenen tören, Uğur Mumcu Anıtı önünde gerçekleştirildi. Saat 12.30 sıralarında başlayan törene; Keşan Belediye Başkanı Op. Dr. Mehmet Özcan, CHP Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır ile partililer, ADD Keşan Şubesi üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın söylenmesinin ardından Program; Avukat Baturay Ulu’nun yaptığı konuşmayla devam etti.

Ulu: “Asıl tehlike, umudumuzu kaybetmemiz değil; haksızlık karşısında duyarsızlaşmamızdır”

24–31 Ocak haftasının, Türkiye’de adalet, hukuk ve demokrasi mücadelesinin bedelini hatırlatan bir zaman dilimi olduğunu dile getiren Ulu, “Adalet ve Demokrasi Haftası’nda yitirdiğimiz aydınlarımızın yaşamları, düşüncenin susturulamayacağına dair güçlü bir toplumsal hafıza oluşturmuştur. Uğur Mumcu’nun yaşamı ve mücadelesi, yalnızca bir gazetecinin değil, gerçeğin peşinden gitmeyi ilke edinmiş bir yurttaşın sorumluluğunu temsil eder. Bugün burada, O’nu; kişisel bir hatıranın ötesinde; basın özgürlüğü, şeffaflık ve toplumsal adalet mücadelesinin simgesi olarak anmak ve bu mirasın günümüzdeki anlamı üzerinde durmak için toplanmış bulunuyoruz. Uğur Mumcu’yu anmak, sadece geçmişe dönük bir ağıt değil; bugün nasıl bir toplumda yaşamak istediğimize dair bilinçli bir tercihtir. Çünkü demokrasi, ancak gerçeği savunmaya kararlı insanlar olduğunda ayakta kalır — ve bu sorumluluk, hepimizin omuzlarındadır. Mumcu’ya göre ‘insan, haksızlıklar karşısında mezar taşları gibi susmamalıdır’, ‘demokratik bir toplum için en büyük tehlike; yolsuzluklara, karanlık olaylara ve haksızlıklara karşı kamuoyunun duyarlılığını yitirmesidir.’ Uğur Mumcu bize şunu hatırlatıyordu: Asıl tehlike, umudumuzu kaybetmemiz değil; haksızlık karşısında duyarsızlaşmamızdır. İnsanların adaletsizliğe alışmasının, ‘zaten hiçbir şey değişmez’ diyen bir ruh hâlinin, demokrasiyi içeriden zayıflattığını görüyordu. Bugün, hakikatin değersizleştirildiği ve umudun bilinçli olarak törpülendiği bir dünyada, O’nun bu uyarıları hala güncel ve hayatidir. Bugün bize düşen, ortak mazimizdeki Uğur Mumcu’ları hatırlamak ve onları anlamaktır. İhtiyacımız olan umut ve ilham tarihimizdedir. Köklerimizde, adaleti kutsayan bir kültür ve yılmadan, yorulmadan mücadele etmiş hak savunucuları vardır. Tarihte hiçbir zaman ne harici ne de dahili bir efendi kabul etmemiş olan Türk milleti, her zaman yazgısını kendi eliyle tayin etmiştir. Bu hürriyetin üzerine konmak istenen tahdit ne kadar büyük ve muzaffer görülürse görülsün, tarihinden güç alarak umudunu korumak, Anayasal haklarına sıkı sıkıya sarılmak, gücü yetiyorsa eliyle, diliyle yanlışlığı düzeltmek, yetmiyorsa tüm benliğiyle dilemek, bugün hepimizin görevidir. Uğur Mumcu, hukuk fakültesindeki asistanlık günlerinden, toplumca tanınan önemli bir düşün insanı olduğu güne kadar, daima bu bilinçle hareket etmiş ve hukukun üstünlüğüne dayanan tam bağımsız, demokratik, laik, Atatürkçü Türkiye idealinin muhafızı olmuştur. Bunu, onurlu bir duruş ve sarsılmaz bir inançla yapmıştır.

ad826x90

İnandığı değerler uğruna hayatı pahasına fedakarlık gösteren Cumhuriyet aydınlarından aldığımız miras budur. Şüphesiz ki Uğur Mumcu’nun fedakarlığı boşuna değildir. Hayatını adadığı davası, dimdik ayaktadır. Hatırasını anan, mücadelesini paylaşan milyonlar, O’nun ebedi yoldaşıdır. Aziz hatırasının önünde saygıyla eğilirken, O’nun düşüncesinin ve sesinin hâlâ aramızda yaşadığını hissediyoruz. Sesini kulaklarımızda duyar gibiyiz: ‘Özgürlüğe adanmış bir top çiçek gibiyiz şimdi, hep birlikteyiz ey halkım unutma bizi, unutma bizi, unutma bizi…’” dedi.

Öztürk: “Söz veriyoruz: Kalemin yerde kalmayacak!”

Daha sonra söz alan Avukat Kubilay Öztürk, Uğur Mumcu’yu anmanın sadece geçmişi hatırlamak olmadığını kaydederek, şunları söyledi; “Bu ülkenin aydınlık yarınlarına inanan onurlu insanlar! Bugün burada sadece bir insanı anmak için toplanmadık. Bugün burada bir vicdanı, bir kalemi, bir cesareti, bir direnişi anıyoruz. Bugün burada Uğur Mumcu’yu anıyoruz! Ama şunu en baştan söyleyelim: Uğur Mumcu’yu anmak, sadece geçmişi hatırlamak değildir. Uğur Mumcu’yu anmak, bugüne ve yarına söz vermektir. Çünkü Uğur Mumcu, kalemini satmayan, gerçeği eğip bükmeyen, korkuya teslim olmayan bir cumhuriyet neferiydi! O, ‘Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz’ derken, cehalete karşı bir isyan başlatıyordu. O, karanlığın içinden gerçeği çekip çıkarırken, bedel ödeyeceğini biliyordu ve yine de yazdı. Yine de konuştu. Yine de susturulmaya razı olmadı! O’nu bombayla susturabileceklerini sandılar. Ama bilmedikleri bir şey vardı: Uğur Mumcu’nun sesi, bir bedene değil, bir halka aitti! Bugün buradaysak, onun sesi hâlâ yankılanıyorsa, onun fikirleri hâlâ yaşıyorsa, işte o yüzden kaybetmedik. Ama dostlar… Şunu da açıkça söylemek zorundayız: Uğur Mumcu’yu öldüren zihniyet, sadece bir gün, bir sokakta, bir arabada kalmadı. Ve işte bu yüzden, Uğur Mumcu’yu anmak, cesaret meselesidir! Taraf olma meselesidir! Susmama meselesidir! Bugün soruyorum sizlere: Gerçeğin bedeli ağır diye susacak mıyız? Haksızlık karşısında başımızı mı eğeceğiz? Korku bize yol mu gösterecek? Hayır! Bin kere hayır! Çünkü bu ülke, Uğur Mumcu’ların ülkesidir! Bu ülke, kalemiyle tanktan güçlü olanların ülkesidir! Bu ülke, boyun eğmeyenlerin ülkesidir! Ve biz, o mirasın taşıyıcılarıyız! Bugün burada bir kez daha haykıralım: Biz bu ülkeyi karanlığa teslim etmeyeceğiz! Biz bu ülkeyi cehalete teslim etmeyeceğiz! Biz bu ülkeyi korkuya teslim etmeyeceğiz! Uğur Mumcu’nun kalemi yere düşmedi. O kalem bugün bizim elimizde. Ve o kalemle yazacağız: Adaleti, özgürlüğü, eşitliği, cumhuriyeti! Bugün buradan söz veriyoruz: Gerçeği aramaktan vazgeçmeyeceğiz! Sormaktan vazgeçmeyeceğiz! Yazmaktan vazgeçmeyeceğiz! Konuşmaktan vazgeçmeyeceğiz! Çünkü biliriz ki, bir kişi susarsa karanlık büyür, bir kişi konuşursa umut çoğalır! Uğur Mumcu’nun anısı önünde saygıyla eğilirken, O’nun mücadelesini omuzlarımıza alıyoruz ve buradan bütün ülkeye sesleniyoruz: Bu ülkenin aydınları susmayacak! Bu ülkenin gençleri boyun eğmeyecek! Bu ülkenin kadınları, erkekleri, yurttaşları korkmayacak! Ve son söz olarak diyoruz ki: Uğur Mumcu yaşıyor! Gerçek yaşıyor! Cumhuriyet yaşıyor! Uğur Mumcu Nerede? Abdi İpekçi Nerede? Bariye Üçok Nerede? Çetin Emeç Nerede? Muammer Aksoy Nerede? Mustafa Kemal Atatürk Nerede? Ve biz yaşadıkça, onlar yenilecek! Uğur Mumcu der ki: ‘Ben Atatürkçüyüm…. Ben, cumhuriyetçiyim… Ben lâikim… Ben antiemperyalistim… Ben tam bağımsız Türkiye’den yanayım… Ben insan hakları savunucuyum… Ben, terörün karşısındayım… Ben yobazların, hırsızların, vurguncuların, çıkarcıların düşmanıyım. Dün sabaha değin, araştırarak yazdığım hiçbir konuyu yalanlayamadınız. Öyleyse vurun, parçalayın, her parçamdan benim gibiler beni aşacaklar doğacaktır.’ Söz veriyoruz: Kalemin yerde kalmayacak!”

Anıta karanfil bırakıldı

Yapılan konuşmaların ardından, anma töreninde, Soner Velioğlu yönetiminde “Uğurlar olsun”, “Ankara’nın taşına bak” ve “Güle yel değdi” türküleri seslendirildi. Program, Uğur Mumcu Anıtı’na karanfil bırakılması  ile sona erdi.

Haber / FOTO: İlker GÜREL

ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

İl Başkanı Şahin TMO’nun çeltik fiyatlarını eleştirdi: “İktidar mensupları yine bir hüsranı müjde diye açıklayıp alkış bekliyor”

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.