3 Aralık Dünya Engelliler Günü nedeniyle, dün, Keşan Cumhuriyet Meydanı’nda Atatürk Anıtı’nda gerçekleştirilen programda konuşan Keşan Engellileri Koruma Derneği Genel Sekreteri Sedat Aydemir, engellilerin yaşadığı sorunlara dikkat çekerek, çözüm önerilerini sıraladı.

Saat 10.00 sıralarında başlayan törene; Keşan Sosyal Hizmet Merkezi Müdürü Nergis Mustafapaşa, Keşan Belediyesi Sosyal Destek Hizmetleri Müdürü Eylem Akdemir, siyasi partilerin ve STK’ların başkan ve temsilcileri, Keşan Engellileri Koruma Derneği Başkanı Fatma Öz, KİSEV yetkilileri, mahalle ve köy muhtarları ile engelli vatandaşlar ve aileleri katıldı.
Aydemir: “Her seçim zamanı vaatlerle yapacaklarını bildiren yönetim, gerçekleşmeyen pembe yalanlarını ısrarla anlattı ve anlatmaya devam ediyor”

KİSEV ve Keşan Engellileri Koruma Derneği çelenklerinin Atatürk Anıtı’na sunulmasının ardından, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın söylenmesiyle başlayan programda günün anlam ve önemiyle ilgili olarak Keşan Engellileri Koruma Derneği Genel Sekreteri Sedat Aydemir konuşma yaptı. Dünya Sağlık Örgütü’nün güncel verilerine göre dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 16’sını engelli bireylerin oluşturduğunu dile getiren Aydemir, “Ülkemiz nüfusunda ise bu oran yüzde 12’dir. Ülkemizin ve dünya nüfusunun önemli bir kısmını oluşturan engelli bireyler, toplumsal hayata katılma noktasında çeşitli sorunlar yaşamakla birlikte bu sorunlardan en temelleri Birleşmiş Milletler 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinde sağlık-eğitim-istihdam, ulaşıma erişim özellikle kadın engelli bireylerin maruz kaldıkları kesişimsel ayrımcılıklar ve eşitsizlikler olarak ifade edilmektedir. Bu kapsamda engelli bireylerin toplumsal yaşama etkin bir biçimde katılabilmesi, haklarını diğer bireylerle eşit bir şekilde kullanabilmeleri ve engellilere yönelik ayırımcılığın önlenmesi büyük önem taşımaktadır. 5378 Sayılı Yasa ile Anayasa ve Kanunla düzenleme yoluna gidilmiş ancak ülkemizde bu kağıt üzerinde kalmıştır. Engellilerin sağlık, eğitim, rehabilitasyon, istihdam, bakım ve sosyal güvenliğe ilişkin sorunlarının önündeki engellerin kaldırılması ve topluma katılımlarını sağlama, 5378 sayılı yasa ile somut anlamda bizlerin bir şeyler kazanmadığımız. Geriye gittiğimiz acı bir gerçektir. Yaklaşık 20-23 yıllık zaman zarfında sürüp bugünlere gelen engelli mücadelemizde, sorunlarımız hep aynı kalmış çözümlenmemiş, hatta var olan mevcut haklarımız gerilemiş ve yok sayılmıştır. Hükümet sürekli ertelemelerle haklarımızı budayarak, hatta gerileterek yaşamımızı zorlaştırmıştır. Her seçim zamanı vaatlerle yapacaklarını bildiren yönetim, gerçekleşmeyen pembe yalanlarını ısrarla anlattı ve anlatmaya devam ediyor. Yaşlı çocuk ve engellilerin ihtiyaçlarına uygun konut ve bu konutların çevre düzenlenmesinin tasarlanması, özellikle kadın, çocuk ve engelli vatandaşlarımızın güvenlik hizmetlerine erişimini kolaylaştıracak politikaların uygulamaya devam edilmesi, engelli gençlerin yaşamlarını kolaylaştırmak toplumla bütünleşmelerini sağlamak, amacıyla gerekli fiziksel ve sosyal altyapıların güçlendirilmesi, engellilere yönelik bilişim teknolojilerinin sağlanması, kentsel tasarımlarda engelli, yaşlı ve hareket kısıtlılığı bulunan kesime hizmetlere olan erişimlerinin kolaylaştırılması gibi söylemlerde şuana kadar yapılan hiçbir şey yok” dedi.

“2008 öncesi sigortalıların vergi indirim belgesiyle emeklilik yolu kapatıldı”
Bunların yanında engelli sağlık kurulu raporu ve sistemi hak kayıpları ve mağduriyetlere neden olduğunu savunan Sedat Aydemir, şunları söyledi; “Zaten Anayasa’nın 5’inci maddesine de aykırı. Sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmıyor. Kısmi bağımlı ya da bağımsız olanların engel oranı ne olursa olsun engelli aylığı başvuruları dikkate alınmıyor. Yüzde 80 engelli raporu olan bireye kısmi bağımlı raporu verilmişse evde bakım maaşı alamıyor. Yüzde 96 raporu olana bile ağır engelli raporu verilmiyor. İstihdam en önemli sorunlarımızdan. Kamuda çeşitli sektörlerde devlet kadroları var ve boş olmasına rağmen engelli alınmıyor. Özel sektörde durum ise içler acısı. Her sektör yasada belirtildiği üzere çalışacak engelli istihdamı yapmıyor. Karşılığında ceza ödemeyi seçiyor. Devlette kadroların yüzde 40’ı boş ve atama yapılmıyor. Ders kitaplarında engellilerle ilgili ayrımcı ve ön yargılı ifadeler ders kitaplarında var ve zarar veriyorlar. Derhal kaldırılmalıdırlar. Devlet ve çalışma alanlarının %56’sında rampa, asansör ve engelli tuvaleti yok. Ulaşım araçlarında asansör rampa yok ve normal ücret alınıyor. Medikal cihaz yardımları yapılmıyor. Engellilerimizin en çok zorlandığı alanlar, %80’le erişim başı çekiyor. Yaşadığımız ülkede en düşük kiranın 15 bin TL olduğu bir çağda yaşıyoruz. Maaş demeyelim, minik aylıklarımız 4 bin TL. 60 yıllık yasa 1 gecede değişti. 2025 yılında çıkarılan kanunla engelli vatandaşlarımızın emeklilik hakkı gasp edildi. 2008 öncesi sigortalıların vergi indirim belgesiyle emeklilik yolu kapatıldı. Önceden yüzde 40 ve üzeri engellilik oranıyla vergi indirim belgesi alarak emekli olunabiliyordu. Yıllarca prim ödeyen umutla başvuru yapan engelli vatandaşlar S.G.K.’nın kapısından geri çevriliyor. Devletin sırtında bir kambur olarak düşünülmek istemiyoruz. Bu nedenle; bu antidemokratik yasa iptal edilmelidir. Eski yasamızı gen istiyoruz. Bu komik insan onuruna yakışmayan karnımızı bile doyuramadığımız mini aylık en az asgari ücrete ulaşmalı diyoruz. Yoksulluk kader değildir. Sadece ailemizin eline bakmak istemiyoruz. İstihdam istiyoruz, üretici olmak istiyoruz. Fırsat eşitliği istiyoruz. Ulaşım ve yaşam alanlarında erişim İstiyoruz. Birey yurttaş olmak ötekileştirilmemek istiyoruz. Sosyal destek hakkı istiyoruz. Parasız sağlık ve parasız eğitim istiyoruz.”
Yapılan konuşmanın ardından buradan program sona erdi.
Haber / FOTO: İlker GÜREL
